Emperyalizm.

ABD’nin diğer adı niyetine
“Emperyalizm” lafı, ve bir Sol entel çocukluk hastalığı..
.

Türkiye’de “Emperyalizm” terimi, bir kavramı ve onu karşılayan bütün ülkeleri ifade etmek için değil, “ABD’nin diğer adı” olarak (ve arada Almanya Fransa İngiltere için) kullanılıyor.

Konu daimi gündem, çünkü “Emperyalizm” lafı üzerinden “entelektüellik” devşiriliyor ve bu bilimsel değil… Daha fazlasını oku…

VARLIK FONU

06/02/2017 2 yorum

varlik-fonuVarlık Fonu

Varlık fonu nedir, nasıl çalışır?

 

Ulusal Varlık Fonları, çeşitli finansal varlıklara yatırım yaparak gelirini artırmayı hedefleyen, devletin sahipliği ve yönetimi altında çalışan fonlardır. Bu fonun geliri genellikle bütçe fazlalarından oluşur. Bir ülke eğer bütçe fazlası veriyorsa bu fazlayı 4 şekilde kullanabilir: (1) Harcamalarını artırır. (2) Mevcut vergi yükünü düşürür. (3) Borçlarını erken ödemeye tabi tutabilir. (4) Bir varlık fonu kurarak bütçe fazlalarını buraya aktarır ve bu fonla ulusal ya da yabancı bazı finansal varlıkları satın alıp gelirlerini artırmaya çalışarak gelecek kuşaklara refahı aktarma yoluna gidebilir.

Bu tür fon yönetimlerinde temel hareket noktası varlıkları risk ve getiri dengesini gözeterek kazanç amaçlı kullanmaktır. Bu işlemleri, bütçe kısıtlamaları ve parlamentonun sıkı denetimi altında yürütmek kolay değildir. Varlık fonu kuruluşunun bir nedeni de bu kısıtlamalardan kurtulmaktır.

Daha fazlasını oku…

⚡’İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE BAŞA ÇIKMAK Dr. Nuran Talu 29 Mayıs 2014, Eskişehir.’ sunumu

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE BAŞA ÇIKMAK Dr. Nuran Talu 29 Mayıs 2014, Eskişehir.

Kaynak: ⚡’İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE BAŞA ÇIKMAK Dr. Nuran Talu 29 Mayıs 2014, Eskişehir.’ sunumu

Kategoriler:Çevre

TÜRK TOPLUM GENETİĞİ

26/09/2014 1 yorum

UCNOKTAAFORİZMABu makale, bir süre önce toplum genetiği üzerine yazmış olduğum “Türk müsünüz” isimli çalışmanın devamı niteliğinde olduğundan konuya yabancı olan okuyucularımızın öncelikle ilk makaleyi incelemelerini tavsiye ediyorum.

Salt bilimsel açıklamalar geniş kitlelerin ilgisini çekmeye yetmiyor. Bu yüzden ilk yazıda toplum genetiğinin siyasi sonuçlarına dikkat çekerek giriş yaptım. İlgi beklediğimin de üzerinde oldu. Özellikle Türkiye nüfusunun %10’unun Orta Asyalı oluşu hemen her kesimin genetikle ilgilenmesini sağladı. DNA testlerinin insanlığın soyağacını belirlemede nasıl kullanıldığını öğrenme merakıyla bu çalışmaları takdir edenler olduğu gibi, nüfusumunuz çoğunluğunun Orta Asya orijinli olmayışından rahatsızlık duyanlar da oldu. Bunun sonucu olarak pek tabii komplo teorileri de kuruldu. Eğer bilim, resmi tarihi ve devlet politikalarını tehdit ediyorsa bu tür itirazların olması doğaldır. Küçük yaşlardan beri ezberletilen dogmatik inançların yanlış olduğu bilimsel yöntemlerle kanıtlansa bile insanların bu gerçeği bir anda kabullenmesi kolay değildir. Daha fazlasını oku…

Nereye Gidersen Git…

Amin Maalouf

DEMOKRASİ OYUNU

DEMOKRASİ

Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi, Türkiye’de de hayli zamandır bir demokrasi oyunu oynanıyor (daha baştan söyleyelim ki, bizâtihi oyun, güzel, işlevsel ve gerekli bir şeydir. Burada oyun, kelimenin pejoratif anlamında kullanılmıştır). Bir kere oyunu kuranlar, sahneye koyanlar var ki, onlara mülk sahibi egemen sınıflar denmesi gerekiyor ve her toplumda dar bir oligarşiyi oluşturuyorlar; oyunda aktif rol alan “oyuncular” var, onlara da politikacı deniyor, şu bildiğiniz kaşarlanmış profesyonel politikacılar taifesi; bir de, toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan sıradan insanlar, yoksul figüranlar kitlesi var… Daha fazlasını oku…

Orta Vadede Küresel Kargaşa

C12015494e0ca7a7319d43ad10d4b02a6Kısa vadede (önümüzdeki bir veya iki yıl) öngörüde bulunmak ahmakça bir oyun olur. Gerçek politik / ekonomik / kültürel dünyada çok fazla öngörülemez ani dönüşler ve kırılmalar mevcut. Fakat orta vadede (on yıl veya fazlası), eğilimlerin ve sınırlamaların eksiksiz bir ampirik analiziyle birlikte uygulanabilir teorik çerçeveye dayanan mantıklı açıklamalar yapmayı deneyebiliriz.

İçinde yaşadığımız dünya-sistemi hakkında ne biliyoruz? Öncelikle bu sistemin temel prensibinin sürekli sermaye birikimine dayanan kapitalist dünya-ekonomisi olduğunu biliyoruz. İkinci olarak, onun tarihsel bir sistem olduğunu ve diğer bütün sistemler gibi (bir bütün olarak evrenden en küçük nano-sisteme kadar) bir ömrü olduğunu biliyoruz. Önce meydana gelir, kurallara ve yarattığı yapılara uygun olarak “normal” ömrünü yaşar ve sonra bir noktada sistem dengeden çok uzaklaşır ve yapısal bir krize girer. Üçüncü olarak, devletler arasında ve içinde uçurumun sürekli arttığı günümüz dünya-sisteminin gittikçe kutuplaşan bir sistem olduğunu biliyoruz. Daha fazlasını oku…

TÜRKİYE ANALİZİ

30/12/2012 1 yorum

1356863934SON TÜRKİYE  ANALİZİ (*)

Bir yılı daha geri bırakıyoruz ve gazetemiz yeni yıla tepeden tırnağa yenilenerek girecek.
Bu vesileyle ülkenin bu gün geldiği durumla ilgili olarak geçmişte yaşadığımız tartışmalar üzerinde bazı kısa notlar düşmek istedim.
Ümit ediyorum ki bu yazım (bütün bu tartışmalar hakkında olduğu kadar) gazetemizin eski haliyle yazdığım “son” yazı olacak.
TÜRKİYE NEREYE…
Türkiye son çeyrek yüzyıl içinde, dünya çapındaki küreselleşme süreci doğrultusunda bir neoliberal değişim süreci yaşadı. Ülkenin bütün ekonomik, siyasi ve askeri yapıları “serbest piyasa” düzeni doğrultusunda yeniden yapılandırılmaya ve ABD’nin Dünya ve Orta Doğu politikalarına uygun hale getirilmeye çalışıldı.   
Bu gelişme karşısında takınılacak tavır sorunu (Ergenekon ve darbecilik tartışmaları, 12 Eylül referandumu vb…) bütün politik tartışma ve ayrışmalarımızın temelini oluşturdu.
Bütün bu süreç boyunca ülke siyaseti hemen bütünüyle bu soru çerçevesinde iki kutba bölündü. Bir yanda küresel sermaye güçlerinin yeni liberal sömürü politikaları doğrultusunda ve doğrudan ABD güdümünde geliştirilen bir neoliberal-dinci muhafazakârlık, diğer yanda buna tepki olarak gelişen ve bir bölünme ve şeriat endişesine dayanan milliyetçi bir muhafazakarlık… Kürt sorunu, 12 Eylül referandumu, darbecilik, demokrasi vb, ülkenin hemen bütün sorunları bu çarpık kutuplaşmanın cenderesine takıldı. Daha fazlasını oku…

Okuma Gereksinimi: Maslow’un İhtiyaçlar Piramidi

28/10/2012 2 yorum
Çocuk ve okumaOkuma Gereksinimi: Maslow’un İhtiyaçlar Piramidi
Batı ülkelerinde belirlenmiş ihtiyaçlar listesinde 18. sırada olan kitap, bizim ülkemizde 235. sırada yer almakta. Bu istatistiklere göre toplumumuz kitaba bakış açısıyla pek çok 3. dünya ülkesinin de gerisinde. Bu tablo üzücü olmasının ötesinde çok da düşündürücü. Eğitimin her aşamasında kitap okumayı dilimizden düşürmüyoruz. Kampanyaların ardı arkası kesilmiyor. Konu hakkında makaleler, en yetkili ağızlardan öğütler, okunması gereken eser listeleri, okullarda okuma saatleri, roman sınavları ve daha birçok okumayı özendirici tedbirler, teşvikler… Armağan Erman (Kültür Fen Lisesi)
Okuma alışkanlığını bilimsel olarak şöyle tanımlayabiliriz: Kişinin bir gereksinim olarak algılaması sonucu okuma eylemini yaşam boyu sürekli ve düzenli şekilde gerçekleştirmesi… Burada dikkat çekici olan, okumanın bir gereksinim olarak algılanmasıdır!
ABD’li psikolog Abraham Maslow’un ünlü “İhtiyaçlar Hiyerarşisi Piramiti” 1943 yılında ortaya atılmış ve sonrasında geliştirilmiş bir insan psikolojisi teorisidir. Hiyerarşinin en alt basamağında açlık, susuzluk, cinsellik, oksijen, uyku, dışkılama gibi fizyolojik ihtiyaçlar bulunur. Daha fazlasını oku…

İnsanlık, ruhsal sağlığının gereği olan şartları yitiriyor mu?

Varoluşçu Okulu

ABD NEDEN SAVAŞA İHTİYACI DUYUYOR / DUYACAK…

23/07/2012 1 yorum
Kıyamet'e giden yol...
SAVAŞ İHTİACI KAÇINILMAZ OLDU…
ABD Eski Hazine Müsteşarından çarpıcı tespitler…
‘ABD ekonomisi işin içinden çıkılması zor eş zamanlı üç kriz yaşadı. Ekonomik göstergeler ölçme sisteminden dolayı gerçekleri yansıtmıyor, işsizlik oranı ve enflasyon sanıldığından çok daha yüksek. Teşvik paketlerinin dışında bankalara ABD gayri safhi milli hasılasından daha büyük miktarda kaynak aktarıldı. Devletin borçları artarken krizden çıkmakta başarısız kalındı. ABD şu an Çin ve Rusya ile Ortadoğu’da enerji kaynakları üzerinde hakimiyet mücadelesi veriyor ve onları etkisizleştirmeye çalışıyor.  Onlarla karşı karşıya gelmemek için de Arap protestolarını bir paravan olarak kullanıyor.’

“2011 yıl süresince ekonomik iyileşme umutları ortadan kalkınca, savaş ihtiyacı daha kaçınılmaz hale geldi” diyen Wall Street Journal’da editörlük, ABD hazine bakanlığında müsteşarlık yapmış olan Paul Craig Roberts Counterpunch’ta yer alan “Kıyamet’e giden yol” adlı makalesinde bu tespitlerini bir bir açarak sıralıyor ve ABD ekonomisi ve Ortadoğu’da yaşananlarla ilgili çarpıcı açıklamalarda ve iddialarda bulunuyor. 
(Habertürk dış haberler servisi)

Makalenin tamamı;

Kıyamet’e giden yol…
21. yüzyılın ikinci on yılı başlarken, ABD ekonomisi Aralık 2007’de başlayan ‘Büyük Ekonomik Durgunluk”un yaralarını saramadı. Daha fazlasını oku…

STRATEJİK DERİNLİK…

18/07/2012 1 yorum
Türkiye, enerjide % 72 dışa bağımlı bir ülke konumunda… Petrolde dışa bağımlılık % 93, doğal gazda % 98…
Dış alım faturamızın % 22,4’ünü enerji dış alımına ödüyoruz. 2011 enerji ithalat faturamız 54 milyar dolar… Geçen yıla göre enerji ithalatımız % 40 artmış… 
En önemli enerji ithalat ürünleri; ham petrol, petrol ürünleri, doğal gaz ve LPG… 
2011 yılında doğal gaz dış alımlarımızın yaklaşık % 58’i Rusya’dan, % 18’i İran’dan… Toplamları % 76. 
Petrol alımlarımızın % 51’i İran’dan, % 12’si Rusya’dan… Toplamları % 63. 
Bu iki ülkeye DERİN bir bağımlılık söz konusu… Akılcı olmayan bir politika bu… Bağımlı olduğumuz ülkeler; söz gelimi ABD, Azerbaycan ya da Türkmenistan olsa da yanlış… Kaynak çeşitliliği en temel belirleyici olmalı. Enerji alanı, stratejik bir alan ve aşırı bağımlılık, hem dış politikamız açısından hem de ekonomik yönden büyük risk oluşturuyor. 
Nitekim, Rusya’nın Gürcistan içlerinde ilerlediği günlerde (2008 sonbaharı), Montrö’yü zorlayarak; izin verilenden fazla tonajda savaş gemisini, izin verilenden fazla sürede Karadeniz’e sokmak isteyen ABD’ye karşı, dönemin Başbakan Başdanışmanı sayın Davutoğlu ABD’li yetkililere şöyle diyordu:  Daha fazlasını oku…

TÜRKİYE’Yİ KUŞATAN GÜÇLER…

Kuşatılan TürkiyeFRANSA.
Bu dizi yazıyı, uluslararası ilişkilerde devletlerin dostları ve düşmanları değil, çıkarları olduğu bilinciyle ve uluslararası ilişkilerde realist yaklaşımlar geliştirebilmek amacıyla ağaçlara değil, ormana bakabilmenin gerekli olduğu düşüncesiyle Uluslararası Strateji ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi (USGAM) için kaleme aldım. Yazıda, Türkiye’yi kuşatan küresel ve bölgesel güçlerin ülkemize yönelik politikalarını analiz ederek Türk dış politikasının dayanması gereken temel ilkeleri ve öncelikli politikaları belirlemeye çalışacağız. Dizi yazının planı, önce Türkiye’yi kuşatan güçler olarak belirlediğimiz ülkeleri ayrı makalelerde ele alıp sonrasında genel bir değerlendirme yapmak biçiminde olacak.   
Dünyanın ekonomik, siyasal ve sosyal ve kültürel yaşamında etkili olan güçler ve ülkeleri Küresel Güçler olarak isimlendirirsek, aşağı yukarı hangi ülkelerin ve uluslararası örgütlerin incelenmesi gerektiği bellidir. Küresel Güç konumundaki ülkeler olarak ABD, Çin ve Rusya’nın önemi açıktır. Bunun dışında bölgesel bir güç olan ve küresel bir güç olma hedefindeki Avrupa Birliği ve bu bölgesel gücün etkili ülkeleri Almanya, Fransa ve İngiltere’nin küresel politikaların şekillenmesinde etkileri yadsınamaz. Bu ülkelere, ABD içindeki güçlü lobi desteğiyle İsrail de elbette eklenmelidir. Daha fazlasını oku…

BÜTÜN SİYASİ PARTİLERİN GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLDİ…

 Banu AvarBÜTÜN SİYASİ PARTİLERİN GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLDİ…

“AMERİKAN RÜYASININ CENAZESİ KALKACAK”
Banu AVAR ile Söyleşi...

Gazeteci Banu Avar, muhalif tavrından dolayı televizyon programlarına son verilince Türkiye’yi adım adım dolaşmaya başladı. Konferanslar vermek için bu yıl 105 il ve ilçeye gittiğini söyleyen Avar’ın konuşmalarını salonları tıklım tıklım dolduran her siyasi görüşten kalabalıklar dinliyor. Gazeteci ve yapımcı kimliği ile 17 Avrupa ülkesinin yanısıra, Balkanlar, Ortadoğu ve Orta Asya ülkelerini dolaşarak bu kapsamda bir çok belgesel ve tv programına imza atan Avar, bugünlerde Suriye’deki gelişmeleri yakından izlediğini söylüyor. Avar’a göre Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada her şeyin yeniden biçimlendiği bu dönemde en çok dikkat edilmesi gereken konuların başında ‘sahte muhalefet’ kavramı geliyor. 1946’dan beri batının deli gömleğini giyen hükümetler gibi AKP iktidarına verilen sürenin de dolduğunu düşünen Banu Avar’la sahte muhalefetten 19 Mayıs yasaklarına, Suriye’de oynanan oyunlardan halkın sularına ve madenlerine el koyan küresel çetelere uzanan kapsamlı bir söyleşi yaptık. Suriye’de terörü ilk medya devlerinin başlattığını savunan Avar’a gore batılı güçler AKP’nin metal yorgunu olduğunu ve artık gitme zamanının geldiğini düşünüyor…

 

Sahte muhalefet kavramı üzerinden Türkiye’ye bakarsanız neler görüyorsunuz?

Sadece Türkiye’ye bakmak yeterli değil aslında. Çünkü küresel bir çeteden söz ediyoruz. Bütün dünyada bir ‘şekillendirme’ yapılıyor… Seçim adı altında kukla tiyatroları kuruluyor. Ekonomi dışa bağlı, siyaset yargı batının kıskacında. Anayasa’ya bile el atan dış güçler var. Federasyon konuşuluyor… Ve tüm bunlar iktidar ve sözüm ona muhalefet hep bir arada konuşuluyor!

Bunlar konuşulurken ulus devlet ortadan kaldırılacak, eyalet sistemine dayalı bir başkanlık sistemi getirilecek, özerk bölgeler ortaya çıkacak, bir milletin geleceğiyle varlığıyla oynanırken iktidar ve ‘muhalefet’ söylemleri arasında farklılık görülmüyor… Sadece aralarında güç kavgası yapıyorlar, ama aslında varlıkları birbirlerine dayanak sağlıyor. Daha fazlasını oku…

TIP BU DEĞİL… (Sağlıkta yeni bir hareket)

Sağlıkta yeni bir hareket, yeni bir kitap: Tıp Bu Değil

tıp bu değil

“Tıp Bu Değil” adlı kitabın 13 yazarı adına, editörü Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu’yla (Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi) konuştuk.

Ahmet Aydın, Ahmet Özdoğan, Ali Rıza Üçer, Bülent Kara, Gülümser Heper, İlknur Arslanoğlu, Kaan Arslanoğlu, Mustafa Sönmez, Mutluhan İzmir, Osman Elbek, Tolga Binbay, Uğur Yılmaz, Yavuz Dizdar bir araya gelerek “Tıp Bu Değil” isimli bir kitap çıkardı. İthaki Yayınları’ndan çıkan kitap ile ilgili kitabın yazarlarından ve aynı zamanda editörü olan Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu ile konuştuk.

Yeni yayımladığınız kitabın adı bu. Neyi anlatmak istiyorsunuz bu kitapla? Daha fazlasını oku…

Evrim Teorisi Online

Evrim hakkında herşey...

Virginia Woolf

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir.

ODILA BLOGGER by OAS

Turkish Geeks on Life & Politics...

YAŞAMAK ŞAKAYA GELMEZ

Facebook adreslerimiz: http://www.facebook.com/ata.fecob - http://www.facebook.com/pages/fvco/107464239362228

Komeleya Çand û Integrasyon a Kurd Luzern

Kürdischer Kultur und Integrationsverein Luzern/Mythenstrasse7,6003 Luzern

eren@home ~ $

Açık Kaynak, Linux, Programlama Dilleri, Amatör Telsizcilik gibi konular üzerine düşünceler

Ata FE COB

"En büyük yenilgimiz, bir alternatif fikrini kaybetmiş olmamızdır." ___Michael Lebowitz

WordPress.com

WordPress.com is the best place for your personal blog or business site.

CHP SULTANGAZİ

"Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde 'HAYIR' diyebilme yetisidi" E. Fromm. ________“12 Eylül’de ‘HAYIR’ oyu vererek tokat atın, okyanus ötesinden de duyulsun” KILIÇDAROĞLU

%d blogcu bunu beğendi: