DİN…


Kur’an metni, bize din derslerimizde öğretildiği gibi, Peygamberden günümüze kadar hiç değişikliğe uğramadan gelmiş kanonik bir metin değildir.
Bilim-Din Etkileşiminin İncelenmesinde En Temel Sorun: Tefsir Tarihi
Bilim dinden türemiştir. Nedeni de dinin verdiği bilginin yetersiz ve güvenilmez olduğunun açıkça görülmüş olmasıdır. Ancak din-bilim geçişi çok, ama çok yavaş olmuş, insanlığın dinin dogmasından kurtulması süreci bugüne kadar uzanan, zaman zaman çok acılı bir uğraş halini almıştır. Bu uğurda pek çok bilim insanı hayatlarını verdikleri gibi, bazan, Fransız İhtilâli örneğinde olduğu gibi, pek çok din adamı da telef olmuştur. Din-bilim ilişkileri hakkında ne düşünülürse düşünülsün, tarih boyunca süregelmiş olan bu karşılıklı etkileşim, her bilim tarihçisini dini iyi bilmeğe mecbur bırakır. Din bilinmeden bilim tarihi yapılamaz. Ancak dini yüzeysel bilmek de yetmez. Hiçbir din tek bir “doğru dogmalar” toplamı olmadığı gibi, doğru kabul edilen dogmaların yorumundaki çeşitlilik de dinin uygulamalarına ve dolayısıyla bilimle olan etkileşmesine önemli tesirler yapagelmiştir. Dolayısıyla dinlerin kutsal kitaplarının tefsir tarihlerinin de bilim tarihçisince iyi bilinmesi gerekir. Bu nedenle jeolojinin tarihçesiyle ilgilenmeğe başladığım zamandan beri ben de hem dinler hem de dinlerin kutsal kitaplarının tefsir tarihleriyle ilgilenmeğe başlamıştım.
İslâm’da tefsir tarihinin büyük ismi kuşkusuz orientalizmin en önemli bilginlerinden olan Alman şarkiyatçısı Theodor Nöldeke‘dir. Nöldeke’nin ondokuzuncu yüzyıl ortasında yazılmış olan Kur’an Tarihi bu konunun en büyük klâsiklerinden biridir. Daha sonra Fuat Sezgin Hoca’nın çok takdir ettiği, aynı zamanda iyi de bir bilim tarihçisi olduğunu söylediği İslamist Ignaz Goldziher gibi isimler aynı yoldan giderek Kur’anın tefsir tarihine büyük katkılar yapmışlardır.
Bu bilim adamları, Kur’an’ın Halife Osman zamanında tek bir metin haline getirilmesinden önce bile içeriği hakkında Peygamber Muhammed‘in yakınları arasında çok önemli tartışmaların olduğunu belgelemişlerdir. Bu tartışmaların en basit olanları Arap yazısının karakterinden kaynaklanıyor ve değişik noktalama ile anlamları tamamen değiştirilebilen kelimeler üzerinde yoğunlaşıyordu. Başta noktalamasız yazılan surelerin anlamları bu nedenle muğlaktı. Örneğin Peygamber Musa ineğe tapan halkına faktulu anfusakum mu demişti, yoksa faakilu anfusakum mu demişti? Yani “birbirinizi (yani aranızdaki suçluları) öldürünüz” mü demişti, yoksa “olmuş olanı geri çevirin” mi demişti? veya 48. surede wa-tu’azziruhu mu denilmişti yoksa wa?tu’azzizuhu mu denilmişti? (yani Allah‘a yardım edin mi, yoksa Allah’ı yüceltin mi). Surelerin “gerçek” olup olmadığına kadar varan çok daha ciddî tartışmalar ise örneğin yetmiş sureyi bizzat Peygamberin ağzından duyduğunu iddia eden Abdullah ibn Mes’ud ile Halife Osman’ın nihaî Kur’an metninin otoritesi kabul edilen Zaid ibn Sabit arasındaki düşmanlığa varan tartışmalarda görülür. Ignaz Goldziher bu tür tartışmaların hattâ politik motifleri olduğunu da belgelemiştir.
Dolayısıyla Kur’anın bugün elimizdeki metninin tartışmaya açık bir metin olması, Kur’an tefsirlerine bambaşka bir önem vermektedir. Bir diğer deyişle Kur’an metni, bize din derslerimizde öğretildiği gibi, Peygamberden günümüze kadar hiç değişikliğe uğramadan gelmiş kanonik bir metin değildir. Bazı ilâhiyatçılar bu sıkıntılı durumdan tüm variae lectiones’i (“değişik okumalar”) vahyedilmiş kabul ederek kurtulmaya çalışmışlarsa da böyle bir yorum bizzat Allah’ın Kur’an’da dile geldiğine inanılan niyetlerini gölgelemekten başka bir işe yaramamıştır.
Dolayısıyla bilim tarihinde dinin bilim üzerindeki etkisini ve bilhassa 10. yüzyıldan itibaren (yani Hicretin 4. yüzyılından itibaren) süregelen akıl mı/vahiy mi tartışmalarında konu olan sureleri anlayabilmek için her birinin teker teker tarihlerinin bilinmesi büyük önemi haizdir. İslâm bilim tarihi ile uğraşacak bilim insanları Kur’an’ı çok sıkı bir metin ve kaynak eleştirisi yapmadan kullanmamalıdırlar. Bu ise son derece ciddî bir ilâhiyat araştırma kurumu gerektirir. Benim okuyabildiğim bilimsel Kur’an tefsir tarihlerinden anlayabildiğim, Halife Osman metnini veya herhangi bir Kur’an metnini kanonik metin olarak kabul ederek başlanan hiçbir araştırmanın sağlam temele oturmuş olamayacağıdır. Bu konuda bizim ilâhiyat fakültelerimizde ne araştırmalar yapılmaktadır, bunu bilmeyi, belki bu konuda bilim tarihine etki yapan faktörler hakkındaki bazı popüler yazıları görmeyi çok arzu ederim…
Celal Şengör…
  1. ucnoktaaforizma
    04/10/2008, 13:56

    “Eğer bir gün Tanrı’nın olmadığı kanıtlanırsa sen yıkılırsın, oysa ben, olduğu kanıtlanırsa doğanın gizi çözüldüğü için mutlu olurum.” …

    • aytun
      01/12/2009, 20:05

      gören göz için kanıt gerkmez

  2. muhammed
    12/05/2012, 16:53
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Şebzindedâr

writings of a night watcher

Virginia Woolf

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir.

ODILA BLOGGER by OAS

Turkish Geeks on Life & Politics...

YAŞAMAK ŞAKAYA GELMEZ

Facebook adreslerimiz: http://www.facebook.com/ata.fecob - http://www.facebook.com/pages/fvco/107464239362228

Komeleya Çand û Integrasyon a Kurd Luzern

Kürdischer Kultur und Integrationsverein Luzern/Mythenstrasse7,6003 Luzern

DemokratHaber/iDeA

Bağımsız Haber Ve Düşünce Platformu / demokrathabertr.wordpress.com

eren@home ~ $

Açık Kaynak, Linux, Programlama Dilleri, Amatör Telsizcilik gibi konular üzerine düşünceler

Ata FE COB

"En büyük yenilgimiz, bir alternatif fikrini kaybetmiş olmamızdır." ___Michael Lebowitz

Şüpheci Melek

Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir

WordPress.com

WordPress.com is the best place for your personal blog or business site.

CHP SULTANGAZİ

"Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde 'HAYIR' diyebilme yetisidi" E. Fromm. ________“12 Eylül’de ‘HAYIR’ oyu vererek tokat atın, okyanus ötesinden de duyulsun” KILIÇDAROĞLU

%d blogcu bunu beğendi: