Kuşatılmış Gençlik…


Bu adı taşıyan kitabım 1990 yılında yayımlanmıştı, ’80 sonrasının gerçekten ”kuşatılmış gençlik” olgusunu irdeliyordu. 12 Eylül sonrasında devletin güvenmediği, toplumun güvenmemesinin istendiği gençlik kendini yeniden var etmeye çalışıyordu.

Bugünün dünyasında ”Kuşatılmış Gençlik” yeni çemberlerin arasına sıkıştırılmış durumda.

Kültürden koparılmış eğitim, test sistemiyle yönlendirilen amaçlar doğrultusunda ”düşünmek, düşünerek irdelemek, seçenekleri ölçmek, doğru sonuca varmak” işlevlerinden soyutlanmış durumda. Bu durumda en iyi eğitimi yapan öğrenciler bile birçok temel konuda eksik kalmaya zorlanmış oluyor. ”Test kuşatmasında eğitim” , eğitimciler tarafından da eleştirildiği halde çıkış yolu bulunamıyor.

Günümüzün gençliği, ”küreselleşmenin kuşatması altında.” Küreselleşme, çokuluslu şirketlerin mantığı ile her kavramı küresel ticaret mantığı ile çarpıtıyor.

Örneğin ”özgürlük” , artık düşüncelerin, duyguların özgürlüğü değil, istediği gibi alışveriş yapmak anlamına geliyor. İstediğini satın alanlar, istediğini kullananlar küreselleşme mantığına göre ”özgür” sayılıyor, bunları yapmayanların, yapamayanların kendini ”özgür olmadığını kabul etmesi” bekleniyor. Bu konuda küreselleşmenin mimarları başarı sağlamışlardır. Artık günümüz genci, ancak istediklerine sahip olduğu zaman kendini ”özgür” saymaktadır. Hak etme bağlamından koparılmış bir elde etme direnci birçok sorunun nedenini oluşturmaktadır.

Başka bir kuşatma ”elektronik araçlar” tarafından gerçekleştirilmiştir. Bilgisayarlar, internet, cep telefonları, I-pod’lar, her gün daha yenisi, daha güçlüsü, daha donanımlısı çıkan elektronik araçlar, bütün dünya gençliğini kuşatmıştır. Bu kuşatmanın en sıcak yaşandığı ülkelerden birisi de bizim ülkemizdir. Birçok nedenle umutsuz olan gençler, kendilerini sanal dünyada unutarak sorunlarından uzaklaşmaya çalışmaktadır. Sanal dünyanın chat yoluyla ulaşılan arkadaşlıkları, çeşitli web siteleri, elektronik oyunlar bir gencin gelişimine ya hiçbir şey katmadan ya da çok az şey katarak uzun saatlerini almaktadır. En güzel güneşli günlerde bile internet kafelere baktığınız zaman havasız bodrum katlarında ekrana eğilmiş gençleri görebilirsiniz.

***

Sanal dünya aslında kendi gençliğini, kendi psikolojisini yaratmaktadır. Bu konuda çok geç kalınmıştır. Sanal dünya gençliği, gerçek dünyayı tam olarak algılayamamaktadır. Hiçbir şey için beklemeye dayanamamakta, kazanması gereken amaçlar için çok çalışması gerektiğini kabul edememektedir. Çünkü, ekran karşısında her şey hızlıdır, her şey olanaklıdır.

Dünya, sanal âlemde parmaklarının ucundadır, gözlerinin önündedir. Ama gerçek (reel) dünyada hiçbir şey bu kadar hızlı değildir, hiçbir şey parmağının ucunda değildir, gözünün önünde değildir.

”Sanal dünya kuşatması” , bu kuşatmanın psikolojik ve sosyal etkileri henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Hele de yeni yetişen çocuklar ve ergenler üzerindeki etkileri hiç anlaşılamamaktadır. Önceki dünya kültürlerinde yetişen kişilerin bu dönüşümü tam olarak anlamaları da güçtür.

Gençler, günümüzde ”işsizlik ve umutsuzluk” tarafından kuşatılmaktadır. Üniversiteyi bitirse de iş bulmada umudu olmaması, iş bulsa da yeterli geliri olmayacağı düşüncesi, hele de iş güvencesindeki belirsizlik umarsızlıkla sonuçlanmaktadır.

Dünyadaki gelişmeler, bilimsel-teknolojik devrimler hep ”daha iyi bir dünya” idealine hizmet etme umudunu taşımıştır. Atom çekirdeğinin parçalanması, bilişim teknolojisinin baş döndürücü hızı, biyoteknolojideki büyük gelişmeler hep umutlu yarınların müjdesi sayılıyordu. Ama, gerçekleştirdiğiniz yeniliklerin, bulduğunuz icatların, yeni keşiflerin neye yaradığını düşünmezseniz sonuçlar hiç de beklediğiniz gibi olmuyor.

Yeniden düşünmeye dönmemiz gerekiyor.

Ne yapıyoruz?

Neden yapıyoruz?

Kimler için yapıyoruz?

Kimlerle yapıyoruz?

Nasıl yapıyoruz?

Yapıyoruz da ne oluyor?

Felsefesiz bilim de işte gördüğümüz gibi oluyor. Galiba asıl sorunumuz bu.

e-mail:erdalatak@gmail.com

erdalatakİsuperonline.com

www.erdalatak.com

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Şebzindedâr

writings of a night watcher

Virginia Woolf

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir.

ODILA BLOGGER by OAS

Turkish Geeks on Life & Politics...

YAŞAMAK ŞAKAYA GELMEZ

Facebook adreslerimiz: http://www.facebook.com/ata.fecob - http://www.facebook.com/pages/fvco/107464239362228

Komeleya Çand û Integrasyon a Kurd Luzern

Kürdischer Kultur und Integrationsverein Luzern/Mythenstrasse7,6003 Luzern

DemokratHaber/iDeA

Bağımsız Haber Ve Düşünce Platformu / demokrathabertr.wordpress.com

eren@home ~ $

Açık Kaynak, Linux, Programlama Dilleri, Amatör Telsizcilik gibi konular üzerine düşünceler

Ata FE COB

"En büyük yenilgimiz, bir alternatif fikrini kaybetmiş olmamızdır." ___Michael Lebowitz

Şüpheci Melek

Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir

WordPress.com

WordPress.com is the best place for your personal blog or business site.

CHP SULTANGAZİ

"Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde 'HAYIR' diyebilme yetisidi" E. Fromm. ________“12 Eylül’de ‘HAYIR’ oyu vererek tokat atın, okyanus ötesinden de duyulsun” KILIÇDAROĞLU

%d blogcu bunu beğendi: