Tarihin Sonu ve Son İnsan…


tarihin-sonu-ve-son-insan“New York Times” Bestseller’i

“Korkutucu, yol gösterici bir çalışma. Tam anlamıyla realist ve önemli… Tam içinde yaşadığımız dönemle ilgili ve ikna edici. Bugün tüm dünyayı etkisi altına alan değişimlerin derinliklerine tam olarak inebilen bir kitap.”

-Geroge Gilder- Washington Post Book World

“Bu yıl okuduğum en iddialı, en kaliteli ve en önemli kitap. Cesur, açık, skandal derecesinde parlak. Şimdiye kadar Batı’nın zaferi, yanlızca bir gerçekti. Fukuyama ona derin ve son derece orjinal bir anlam verdi.”

-Charles Krauthammer-

“Kışkırtıcı ve zarif… Karmaşık ve ilgi çekici… Fukuyama, ciddi ve etkileyici yollarla önemli sorunları ortaya koyduğu için alkışlanmalıdır.”
-Ronald Steel- USA Today


“Anlaşılır yazılmış, çok hırslı… Sıkı çalışılmış bir politik felsefe ürünü… Fukuyama’nın tartışması, ciddiye alınmaya değer.”

-William H. McNeill- The New York Times


“Hem eğlendirici hem ciddi… Fukuyama’nın konusu; Amerika’nın yeri ve Amerikan ideolojisi. Bunu tarihin akışını yansıtarak yazmış.”

-George F. Will-


“Tarihin Sonu ve Son İnsan, beni kendimden geçirdi. Fukuyama zarifçe mantık çıkarımları yapıyor. Konusunu güçlü ve güvenli (ikna edici) bir şekilde sunuyor.”
-Richard Lourie- Boston Globe


“Sıradışı… Muhalif… Üstün bir kitap… İddiasını ister kabul edin ister etmeyin, Fukuyama, politik gelişmelere ciddi bir politik felsefe aşıladı.”
-Mackubin Thomas Owens- Washington Times

____(Arka Kapak)

Tarihin Başlangıcı…

Francis Fukuyama; ilk basıldığında dünya çapında ses getiren Tarihin Sonu ve Son İnsan adlı kitabında özetin özeti olarak soğuk savaş döneminin bitmesi üzerine tarihin de sonunun geldiğine işaret ediyor ve bunu “insanoğlunun ideolojik evrimiyle Batı tipi liberal demokrasinin insanlık hükümeti formunda evrenselleşerek sona ermesi”ne eşitliyordu. Evrensellik olgusunun globallik düzeyine indirilmiş olması bir yana, diyalektik açıdan bir şeyin sona ermesi aslında başka bir şeyin de başlaması anlamına gelir.

Yine de yukarıda anılan kitabın açtığı tartışmalar daha ziyade biten şey üzerine odaklandığından, yeni başlayan şeyin ne olduğu ya da ne olabileceği konusunda fazla bir değerlendirme yapılmadı, ya da yapıldıysa da fazla ilgi çekmedi. Yeni başlayan şeyin ne olduğunu bilmiyor olmak, onun başlamadığı anlamına gelmez. Olsa olsa algılanamadığının bir göstergesidir.

Yeni başlamakta olan şey özellikle 70’li yıllardaki buluşlarla ivmelenen ve bugün dijital kültür, bilgi toplumu, ağ toplumu gibi terimlerle açıklanan bilgi çağı dönemidir. Fukuyama’nın sona erdirdiği tarih aslında daha önce bir kez daha sona ermişti. O ilk evre insanoğlunun doğaya hâkim olma sürecinin tarihiydi. O tarihi sona erdiren gelişme de 18. yüzyıldan itibaren başlayan ve buhar ve elektriğin icadı gibi iki temel buluş çerçevesinde iki aşamalı olarak ele alınabilecek “sanayi devrimi”dir. Bu devrim sayesinde insanoğlu-doğa mücadelesinde roller değişti. Artık zayıf olan taraf doğa oldu; insan değil.

90’lı yıllar itibarıyla siyasi arenada Doğu Bloku’nun yıkılması, kültürel alanda ise bilişim teknolojilerinin yükselmesi sayesinde bu ikinci evrenin de sonu geldi. Bu açıdan değerlendirildiğinde tarihin sonu olgusundan bahsedilebilir. Ancak tıpkı sanayi devriminde olduğu gibi, içinde bulunduğumuz bilgi çağında da tarih olgusu ortadan kalkmadı. Sadece üstündeki giysileri ikinci kez değiştirdi ve üçüncü kostümünü giydi..

Bilgi çağına dek insanoğlu fizyolojik eksikliklerini keşfedip, bu yanını güçlendirdi. Bu çerçevede yeryüzü kültürüne yön veren tüm olgular incelendiğinde bu güçlenme sürecinin etkilerini, izlerini, sonuçlarını görmek mümkün.

Bilgi çağının başında insanoğlu fizyolojik olarak eksikliklerini kapatmış durumda. En azından bilinen rakibi olan doğaya karşı. Bu husus çok önemli. Çünkü insanoğlu doğa dışından gelebilecek tehditlerin ne olduğu konusunda herhangi bir deneyime sahip değil; o nedenle de dünya dışından gelebilecek hangi olası tehditler karşısında ne kadar güçlü olduğunu aslında bilmiyor.

Çapı dünya ile sınırlı tutmaya devam edersek, bilgi çağında insanoğlunun keşfetmesi ve kapatması gereken eksiklikler zihinsel süreçlerle ilgili olacaktır. Bilgi Çağı denmesi bu bağlamda da irdelendiğinde boşuna değil. Bundan önceki dönemlerde bilgi bir araç olarak yerini alıyordu bundan sonra ise bilgi hem araç hem de amaç olacak.

İçinde bulunduğumuz çağda el emeği yerine beyin emeğinin daha değerli hale gelmesi sadece bu emeğin sonuçları itibarıyla anlamlı olmayacak. Öte yandan o sonuçları üreten beyinsel güçte de gelişmeler kaydedilecek. İnsanın ideolojik evrimi tamamlanmış olabilir ama beyinsel evrimi bu anlamda bakıldığında daha yeni başlıyor.

Beyinsel sürecin bu anlamdaki evrimi belki de insanoğlunu doğadan daha da uzaklaştıracak. Binyılların sonucunda beyne ve onun aracılığıyla fizyolojisine kazınmış olan “gereksiz” parçalar ya yok olacak ya da olumlu anlamda gelişecek. Belki de bu sayede insanın doğasında yer alan yıkma arzusu ortadan kalkacak. Ancak belki yine bu sayede insanın duygusal yönleri de yavaş yavaş körelecek.

Ortaya çıkacak yeni insan ne kadar “insan” olarak adlandırılacak ya da bugün makine diye bildiğimiz aygıttan ne kadar ayırt edilebilecek; bilinmez.

_______ Tanol Türkoğlu

KİTAP İLE İLGİLİ BİLGİ…

Fiyatı: 16,00 YTL 12,80 YTL

Tedarik: Aynı Gün Kargoya Teslim

Yayınevi: Gün Yayıncılık

Yazar: Francis Fukuyama

Kategoriler: Politika, Tarih, Ödüllü Kitaplar, Demokrasi, Yeni Dünya Düzeni – Globalleşme, Tarih Felsefesi ve Metodolojisi – Kaynak Kitap, Yabancı (diğer)

İSBN: 9789758122615

Özellikler:
1999 14 x 20 cm 1. Basım Simavi Yayınları Türkçe 390 s. Gün Yayıncılık’tan 2. Basım İstanbul 1993

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Şebzindedâr

writings of a night watcher

Virginia Woolf

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir.

ODILA BLOGGER by OAS

Turkish Geeks on Life & Politics...

YAŞAMAK ŞAKAYA GELMEZ

Facebook adreslerimiz: http://www.facebook.com/ata.fecob - http://www.facebook.com/pages/fvco/107464239362228

Komeleya Çand û Integrasyon a Kurd Luzern

Kürdischer Kultur und Integrationsverein Luzern/Mythenstrasse7,6003 Luzern

DemokratHaber/iDeA

Bağımsız Haber Ve Düşünce Platformu / demokrathabertr.wordpress.com

eren@home ~ $

Açık Kaynak, Linux, Programlama Dilleri, Amatör Telsizcilik gibi konular üzerine düşünceler

Ata FE COB

"En büyük yenilgimiz, bir alternatif fikrini kaybetmiş olmamızdır." ___Michael Lebowitz

Şüpheci Melek

Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir

WordPress.com

WordPress.com is the best place for your personal blog or business site.

CHP SULTANGAZİ

"Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde 'HAYIR' diyebilme yetisidi" E. Fromm. ________“12 Eylül’de ‘HAYIR’ oyu vererek tokat atın, okyanus ötesinden de duyulsun” KILIÇDAROĞLU

%d blogcu bunu beğendi: