Dik Duruş…


Dik Duruş

İnsanlar, vücut yapıları, iskeletleri, omurgalı olmaları nedeniyle, görüntü olarak dik duruyorlar, dik görüntü veriyorlar. Ama büyük bir çoğunluğu, davranış olarak dik duramıyor. İnsanlarda fiziki olarak dik duruş; ama çoğunda moral değerler olarak omurgasız, sürüngence ya da iki büklüm davranışlar gözleniyor.

İnsanların büyük bölümü, korku veya çıkar beklentisi ile, özgüven eksikliği ile, değer yargılarının çarpıklığı nedeniyle, olaylar karşısında dik duruş sergileyemiyor. Yalakaca davranıyor, dış destek arıyor, gerçek görüşünü açıklayamıyor, takıyye yapıyor, bazı çevrelerin sesyayarlığına soyunuyor, kendinden güçsüz gördüklerine karşı efeleniyor, güçlüler karşısında ezilip büzülüyor, havaya göre yelken açıyor.

İnsanımızda görülen en büyük eksikliklerden biri de, dik duruş yoksunluğudur. Saygılı olmak başka, güçlü gördüğünün önünde ezilip büzülmek başkadır. Dik duruş, saygısızca davranmayı gerektirmez. Saygılı olacaksın ancak gerçek görüşünü, düşünceni de açıklayacaksın; insanların yüzüne başka söyleyip arkasından farklı davranmayacaksın.

İnsanlar, hele hele bizim gibi toplumlarda, niçin dik duruş sergileyemiyorlar? Bunun nedenlerini ciddi biçimde araştırmak gerekir.

Dik, kendi ayaklarının üstünde durabilmek için, çalışkan olacaksın, üreteceksin, haksızlığa karşı elinden geldiğince savaşım vereceksin, zaman zaman kıt olanaklarla yetineceksin, özeleştiri yapacaksın, ayartılara (iğvaya) kapılmayacaksın. Köşe dönücü, çıkarcı davranışlarla, çarpık değer yargıları ile bir insan dik duruş sergileyemez.

***

İnsanlar, bilgileri, yetenekleri, artamları (meziyetleri), savaşım güçleri ile toplumda bir yerlere gelmeli, başarı kazanmalıdırlar. Cemaat, tarikat, dernek, yabancı güç, yerli çıkar odakları desteği ile bir yerlere gelenler dik duramazlar. İpler başkalarının elinde olduğu sürece, dik duruş sergileyemezler. Sergilemeye kalkışanların da ipleri hemen çekiliverir, veya kişi yatay duruşa geçirilir. Bunun örneklerini politikada, bürokraside, medyada hatta üniversitelerde her gün gözlüyoruz. Sözümün arkasındayım diyenlere; o sözleri, davranışlarıyla nasıl yalattıklarını izliyoruz. Gerçek kişisel değerleri olmayanların, uzun süre ayakta kalmalarına, dik durmalarına olanak yoktur.

Dikkat edilirse dış ve iç odaklar, insanları deniyorlar. Kişisel eksiklikleri olanları, dik duramayacakları yeğleyerek kullanıyorlar. Onlara orun, mevki, sağlıyorlar, parasal destek veriyorlar, ünlü hale getiriyorlar, medyada, TV kanallarında bu tür davranışları gözlüyoruz. Kimlere program yaptırdıklarına, kimleri sık sık belli iletileri (mesajları) verdirmek üzere kullandıklarına dikkat edin. İçlerinde dik duruş gösterebilecek olanlar çok azdır. TV kanalının eğilimine göre konuşuyorlar, hatta haberlere bile sansür koyuyorlar veya geniş ya da dar giysili haberler sunuyorlar.

Kişisel olarak dik durmanın maliyeti vardır. Dik duranlar, durmaya çalışanlar, bir şekilde dışlanır, cezalandırılırlar. Kişiliksizlik, yatay davranış, çoğu kez bazı çevrelerin tercih nedeni de olmaktadır. Amaç, toplumsal başarı, işlerin iyi yönetilmesi, kaliteli eğitim, kaliteli yayın olmadığı sürece, tercihlerin negatif kıstaslara, ölçütlere göre yapılması da doğaldır.

Ancak gelişmelere uzun süreli olarak bakın; yine de dik duranlar, kişilikli olanlar, bu topluma bir şeyler vermeye çalışanlar anımsanıyor, saygı görüyorlar. Yalaka, çıkarcı, şakşakçı, manevi açıdan omurgasız takım, alkışladıklarına övgü düzdüklerine zamanla sırt çevirebiliyor. Belli bir zaman kesitinde insanları kandırmak kolaydır. Ancak tarihi kandırmak zordur. Tarihin çöplüğü sahte, türetilmiş omurgasız ünlülerle doludur. Dik durmak, zor olmakla beraber, etik açıdan doğru olmanın yanı sıra akılcı bir davranıştır.

 

Öztin Akgüç…

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Şebzindedâr

writings of a night watcher

Virginia Woolf

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir.

ODILA BLOGGER by OAS

Turkish Geeks on Life & Politics...

YAŞAMAK ŞAKAYA GELMEZ

Facebook adreslerimiz: http://www.facebook.com/ata.fecob - http://www.facebook.com/pages/fvco/107464239362228

Komeleya Çand û Integrasyon a Kurd Luzern

Kürdischer Kultur und Integrationsverein Luzern/Mythenstrasse7,6003 Luzern

DemokratHaber/iDeA

Bağımsız Haber Ve Düşünce Platformu / demokrathabertr.wordpress.com

eren@home ~ $

Açık Kaynak, Linux, Programlama Dilleri, Amatör Telsizcilik gibi konular üzerine düşünceler

Ata FE COB

"En büyük yenilgimiz, bir alternatif fikrini kaybetmiş olmamızdır." ___Michael Lebowitz

Şüpheci Melek

Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir

WordPress.com

WordPress.com is the best place for your personal blog or business site.

CHP SULTANGAZİ

"Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde 'HAYIR' diyebilme yetisidi" E. Fromm. ________“12 Eylül’de ‘HAYIR’ oyu vererek tokat atın, okyanus ötesinden de duyulsun” KILIÇDAROĞLU

%d blogcu bunu beğendi: