Din, Kültür, Bilim vs…


Çağdaş Kültür Üzerine Gözlemler

Türkiye kitap piyasasında Çince ya da Rusçadan çevrilmiş bir çağdaş kültür kitabı var mıdır? Varsa bile ben hiç görmedim. Doğan Kuban

1984’te Justin Wintle tarafından editörlüğü yapılmış ve 200 civarında yazar tarafından yazılmış bir kitap yayınlanmıştı (Dictionary of Modern Culture, Ark paperbacks, London, Boston). Bu Çağdaş Kültürün Yapıcıları adlı daha önceki bir kitabın ikinci baskısıydı. 20. yüzyılda çağdaş dünya kültürünü yönlendiren ya da ona katkıda bulunan filozof, edebiyatçı, bilim adamı, politikacı, sanatçı, müzisyen üç yüzden fazla insan arasında tahmin edilebileceği gibi hiç Türk yoktu. Bir Çinli, bir Hintli politikacı, bir Japon yazar ve geçmişten referans verilen tek bir Çinli vardı, Konfüçyüs. Türkiye’nin bugünkü idarecileri açısından çağdaş kültür bir Hıristiyan ve Yahudi ürünüdür.

Bu kültür panoramasında dünya toplumlarının nüfuslarıyla oranlı bir performansları yok. Bir buçuk milyar Müslüman var. Kitapta hiçbir Müslüman yok. Dünyada yaşayanların 3/5’i bu kültür panoramanın dışında, çünkü ölçüt çağdaş kültürü yönlendirme ve ona katkı. Bu da, ister beğen, ister beğenme, Batılı.

Bu ülkenin çok bilmişleri bu durumdan kendilerine bir ders çıkarırlar mı, yoksa 12. ya da 16. yüzyıla referans vererek avunurlar mı? Peki, bir buçuk milyar Müslüman’ı yönlendiren Tanrı buyruğu ve Hazreti Peygamber’in çağdaş kültürdeki yerini nasıl tanımlamalı? Eğer Müslüman dünyası ve Türkiye çağdaş kültürü hiç etkilememişse, acaba 1984’ten sonra bu katkı payı değişti mi?

Biz adam başına düşen ulusal geliri arttırıp bu gelirin yarısını her yıl borç olarak Hıristiyan dünyaya verdiğimize göre, bizde de dünya kültürüne katkısı olan birkaç ekonomist yetişmiş olmalı. Ne var ki 2/10 orta öğretim performansı ile dünya bilimine öncü katkıda bulunmamız olanaksız.

Çağdaşlığa gâvurluk olarak bakan toplum liderlerimiz, kültür ansiklopedilerinin yazdıklarıyla Türkiye’nin durumu arasında bir ilişki kurarlar mı? Bu her iyi niyetli aydının merak ettiği bir şey olmalı! Türkiye’nin sadece Osmanlı döneminde değil, ondan sonra da neden dünya kültür tarihinde bir yeri olmadığını merak ediyor muyuz? Çevrenizde burunları yere düşse almayacak allameler, profesörler, yazarlar ve sürüsüne bereket politikacı (nasıl yetişiyorsa) var. Her birinin geleceğin Türkiye’si için öngörüleri olmalı. En azından eğitim ve öğretimin evrensel konumu; din ve devlet ilişkisi; bilim ve teknoloji; dünya kültür yaşamına felsefe, sanat ve edebiyat olarak katılım ve Türkiye’nin evrensel kültür statüsü; enerjinin geleceği üzerinde bir düşünce geliştirmiş olmalılar. Emin olun, Sayın okuyucular, bu sorulara açık yanıtı olmayanlar konuştukları zaman sadece bilgi ve düşünce kirliliği yaratıyorlar.

FAKİRLİK VE ÜRETİM

Bu soruların olumsuz yanıtlarının arkasında fakirlik var. Çağdaş kültür üreten toplum ne zaman olacağız? Dünyanın en fakirleri arasındaki Müslüman dünyanın ortalama gelirinin Batılılar kadar olmasa bile, diyelim onun 1/10’u kadar olması için ne kadar zaman gerekiyor? Müslümanlar çağdaş dünya kültürüne hangi bilgi ve performansla katkıda bulunacaklar? Bunlar yanıtsız kaldıkça, toplum her sömürüye açıktır. Üniversiteye giriş sınavlarındaki %20’lik başarı ortalaması (buna 2/10 orta öğretim diyebiliriz) çağdaş kültür üretenler listesine girmemize olanak veremez. ‘Türkiye’nin gündemini saptayanlar böyle adamları nasıl yetiştireceğiz diye mi düşünüyorlar, yoksa ne yapsak da yetişmese diye mi?’ soran çıkabilir.

500 yıl boyunca medreselerinde bir tek dünya çapında matematikçi, fizikçi yetiştirmemiş olan Türk eğitimi dünyanın enerji ve iklim buhranına girdiği ve bilgi toplumu aşamasına geldiği bir dönemde adı profesör olan kimi zevat tarafından imam hatip mezunlarından matematikçi, fizikçi (haşa), biyolog (haşa haşa), kimyager (pardon simyacı) yetiştirme yöntemini keşfetmişe (!) benziyor.

Montessori’den bu yana çocukların bütün matematiksel, bilimsel yeteneklerini ana mektebinden sonra sergilediklerini öğrenmiştik. Böyle bir dünyada medrese üzerine bilim adamı yetiştirme programı düşünen, ya da üniversitelerde Türkçe yerine İngilizce öğretim öngören öneriler geliştiren kuşaklar yetiştirdik. Çin’de ya da Amerika’da aynı olan matematik bilim programlarına bizde hacı ve hocalar tarafından 6 yıllık bir giriş hazırlığı ile girecek, ve İnşallah-ı Teala çağdaş kültür sıralamasında birinci olacağız. O zamana kadar aç ve susuz kalmazsak. Bu kadar kargaşadan insan aklıyla kurtulamayız. Allah’ın hidayet yollarını göstermesini beklemekten başka çare yok.

Türkiye’de görülen sahneler bazı filmlerin hızla geriye sarılmasına benziyor. Eugenio Montale’nin şiir mitosunda doğaya uygun olanlar ve uygun olmayanlardan (kişi bağlamında) söz edilir. Ben Müslümanların ya da Türklerin uygun olmayanlar grubunda olduğuna inanmam. Gerçi babamın kuşağı toplumdaki cehaleti vurgulamak için ‘millet ve illet’ sözcüklerini sık sık yan yana kullanırdı. Fakat Mustafa Kemal ve arkadaşlarının halkı eğitmek için eski deyimiyle ‘cansiperane’ savaş verdiklerini kendi yaşamımda gördüm. İlk cumhuriyetin öğretmenlerini biliyorum. Dünyada eşi olmayan Köy Enstitüleri denemesini biliyorum.

Mütegallibe ve II. Dünya Savaşı galipleri tarafından bu denemeler sonlandırıldı. Ve nasıl otomobili bol, fakat doğru dürüst kullanıcısı az bir toplum olduysak, okulu bol öğretimi yüzeysel bir toplum olmakta da başarı gösterdik. Çığırından çıkmış bir cehalet fırtınası var. Bu toplum sayı saymayı bilmediği için, istatistik yapamıyor ama, her şeyi çok sayıda üretiyor.

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Şebzindedâr

writings of a night watcher

Virginia Woolf

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir.

ODILA BLOGGER by OAS

Turkish Geeks on Life & Politics...

YAŞAMAK ŞAKAYA GELMEZ

Facebook adreslerimiz: http://www.facebook.com/ata.fecob - http://www.facebook.com/pages/fvco/107464239362228

Komeleya Çand û Integrasyon a Kurd Luzern

Kürdischer Kultur und Integrationsverein Luzern/Mythenstrasse7,6003 Luzern

DemokratHaber/iDeA

Bağımsız Haber Ve Düşünce Platformu / demokrathabertr.wordpress.com

eren@home ~ $

Açık Kaynak, Linux, Programlama Dilleri, Amatör Telsizcilik gibi konular üzerine düşünceler

Ata FE COB

"En büyük yenilgimiz, bir alternatif fikrini kaybetmiş olmamızdır." ___Michael Lebowitz

Şüpheci Melek

Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir

WordPress.com

WordPress.com is the best place for your personal blog or business site.

CHP SULTANGAZİ

"Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde 'HAYIR' diyebilme yetisidi" E. Fromm. ________“12 Eylül’de ‘HAYIR’ oyu vererek tokat atın, okyanus ötesinden de duyulsun” KILIÇDAROĞLU

%d blogcu bunu beğendi: