Nobel Ödülü ve Bilmediklerimiz…


Nobel ÖdülüNobel Ödülleri Konusunda Bilmediklerimiz
Dinamiti bulan İsveçli Alfred Nobel bu buluşuyla savaşa katkıda bulunmuş olmasından öylesine büyük bir pişmanlık duydu ki, her yıl “bir önceki yıl insanlığa en çok hizmet eden beş kişiye” ödül verilmesini vasiyet etti. Nobel Derneği tarafından ilk kez 1901 yılında dağıtılmaya başlanan ödüller fizik, kimya, tıp, edebiyat ve barış olmak üzere beş daldan oluşuyordu. 1969 yılında bunlara bir de ekonomi ödülü eklendi.
Alfred Nobel’in böyle bir karar almasında bir Fransız gazetesinde ölümünden önce yayımlanan bir ölüm ilanında kendisinden “ölüm taciri” olarak söz edilmiş olmasının büyük bir payı olabilir.
İsveç Kralı Oscar, “Amcanın birtakım fantastik fikirleri uğruna kardeşlerinin haklarından yoksun kalmalarına izin vermemelisin,” diyerek, Alfred Nobel’in yeğeni Emanuel’i bu yardımsever kişinin vasiyetini değiştirmeye razı etmeye çalıştı.
Nobel ödülüne aday gösterilen kişilerin kimlikleri asla açıklanmaz ve bununla ilgili tüm kayıtlar 50 yıl boyunca gizli tutulur.
Aklınızın ucundan bile geçmesin: kendilerini aday gösterenler anında diskalifiye olur.
Fizik, kimya ve tıp alanlarında bugüne dek dağıtılan toplam 508 ödülden yalnızca 11’i kadınlara verildi. Bu 11 kadından biri olan Marie Curie, 1903 yılında fizik ve 1911 yılında kimya dalında olmak üzere, iki kez Nobel ödülüne hak kazandı. Kızı Iréne Joliot-Curie de 1935 yılında Nobel kimya ödülünü aldı.
Fizik ve kimya dallarında Nobel ödülü kazananlara verilen madalyaların arka yüzü göğsü çıplak bir kadın imgesiyle bezenmiştir.
Curie’nin dışında bir kişi daha iki farklı dalda Nobel ödülünü kapmıştır: 1954 yılında kimya, 1962 yılında da nükleer silahların denenmesine karşı çıkışıyla barış ödülüne hak kazanan Linus Pauling.
Ne var ki, Pauling yanlışlıkla DNA için üçlü bir sarmal yapı önerisinde bulundu. Böylelikle, 1962 Nobel tıp ödülü doğru saptama olan ikili sarmal yapıyı öneren James Watson, Francis Crick ve Maurice Wilkins arasında paylaştırılmış oldu.
Nobel tarihine damgasını vuran büyük gaflardan biri asalak kurtlarla kuşatılmış hamamböcekleriyle beslenen sıçanların kansere yakalanabileceklerini öne süren Johannes Fibiger’in bu kuşku götürür “buluşuyla” 1926 yılında Nobel tıp ödülünü alması oldu.
1949 yılında Nobel tıp ödülü yine tartışmalı bir konu olan lobotomi ile Antonio Egas Moniz’e verildi. Moniz düş kırıklığına uğramış bir hastası tarafından vurularak felç oldu ve bulduğu bu tıbbi işlemin adı da kötüye çıkmış oldu.
Nükleer parçalanmanın bulunmasına yol açan hesaplamaları yapan fizik uzmanı Lise Meitner söylenenlere bakılırsa 13 kez Nobel ödülüne aday gösterildi ama hiç kazanamadı.
Meitner ile birlikte çalışan Otto Hahn ise o çalışmaları ile 1944 yılında kimya ödülüne hak kazandı. Yahudi bir kadın olan Meitner 1938 yılında İsveç’e kaçmak zorunda kalırken Hahn Nazi Almanyasında kaldı.
Ancak Meitner daha sonra Hahn’ın alamadığı bir ödüle layık görüldü. 1992 yılında element 109’u bulanlar “yüzyılın en önde gelen kadın bilimcisi” olduğuna inandıkları Meitner’i onurlandırmak amacıyla elemente “meitnerium” adını verdi.
Nobel ödülünü alamayan bir başka önemli kişi de Gandhi idi. Suikasta uğradığında Nobel barış ödülünü alacağına inanılmaktaydı.
Çağdaş bir Rönesans insanı: Paul Greengard sinir hücresi iletişimiyle ilgili buluşlarından ötürü 2000 yılında Nobel tıp ödülünü kazanmakla kalmayıp, aynı yıl New York’ta erkek izciler arasında yapılan patates çuvalı yarışında da birinci geldi.
Bilimde sınır nedir? Fizikçi Barry Marshall Helicobacter pylori türü bakterilerin mide ülserine yol açtığı yönündeki savını – önceleri kendisiyle dalga geçilmesine neden olan görüşü- kanıtlamak amacıyla sarmal mikroplarla dolu bakteri kültürünü içmek zorunda kaldı.
Marshall ile meslektaşı Robin Warren 2005 yılında “Helicobacter pylori ve bu bakterilerin gastrit/peptik ülser hastalığındaki rolü” ile ilgili buluşlarından ötürü Nobel tıp ödülünü aldı.
Nobel ödülü alamıyorsanız 1991 yılından beri Olanaksız Araştırmalar Tarihi tarafından “yapılamayan ya da yapılmaması gereken bilimsel çalışmalara” verilen Ig Nobel’i deneyin.
Ig Nobel’i kazananlar arasında “Star Wars= Yıldız Savaşları” filminden kimi sahneleri izleyen bir çekirgenin beynini görüntüledikleri için barış ödülüne layık görülen Newcastle Üniversitesi araştırmacılarından Claire Rind ile Peter Simmons’u sayabiliriz.
Rita Urgan, kaynak Discover
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Şebzindedâr

writings of a night watcher

Virginia Woolf

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir.

ODILA BLOGGER by OAS

Turkish Geeks on Life & Politics...

YAŞAMAK ŞAKAYA GELMEZ

Facebook adreslerimiz: http://www.facebook.com/ata.fecob - http://www.facebook.com/pages/fvco/107464239362228

Komeleya Çand û Integrasyon a Kurd Luzern

Kürdischer Kultur und Integrationsverein Luzern/Mythenstrasse7,6003 Luzern

DemokratHaber/iDeA

Bağımsız Haber Ve Düşünce Platformu / demokrathabertr.wordpress.com

eren@home ~ $

Açık Kaynak, Linux, Programlama Dilleri, Amatör Telsizcilik gibi konular üzerine düşünceler

Ata FE COB

"En büyük yenilgimiz, bir alternatif fikrini kaybetmiş olmamızdır." ___Michael Lebowitz

Şüpheci Melek

Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir

WordPress.com

WordPress.com is the best place for your personal blog or business site.

CHP SULTANGAZİ

"Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde 'HAYIR' diyebilme yetisidi" E. Fromm. ________“12 Eylül’de ‘HAYIR’ oyu vererek tokat atın, okyanus ötesinden de duyulsun” KILIÇDAROĞLU

%d blogcu bunu beğendi: