Çağdaşlaşma Sancıları…


Çağdaşlaşma Sancıları, Doğan Kuban“Çağdaşlaşma Sancıları”
Doğan Kuban‘ın yazılarını her hafta okuyor musunuz? Büyük bir tiryaki kitlesi oluştu, hocanın. Yazılarını kendi e-posta gruplarına bile dağıtanlar var. Doğan Hoca yazılarını “Çağdaşlaşma Sancıları – Cehaletten Kavramlara, Kavramlardan Kurumlara” başlığı altında bir kitapta topladı (Cumhuriyet Kitapları).
Bu yazılar, ülkece içinde bulunduğumuz çıkmazların görünüşteki değil, kök nedenlerini tartışıyor.
Kitabı karıştırıyorum, 6 bölümde toplamış yazılarını: Çağa Katılma; Ulus ve Dil; Toplum; Kent ve Kentleşme; Bilgiyi Kurumsallaştırmak ve Üretmek. Her bölümde birbirinden önemli, birbirini destekleyen en az onar makale bulunuyor.
Hoca, kitabın ana teması olarak, bir türlü beceremediğimiz çağdaşlaşmayı, kavram, olgu ve çevresindeki sorunlar yumağıyla sorguluyor; hem geçmişten hem de günümüzden olgularla, konuyu gözümüze sokuyor.
Hoca, çağdaşlaşmamızı engelleyen üç temel sorun yumağı saptıyor: Örgütlü cehalet, Kentlileşme zorlukları ve Sistematik bilgi kirliliği… Bu toplumsal sorunları “endemik toplumsal hastalıklar” olarak niteliyor hoca: Bunlar “hem ülkenin çağa katılmasına hem de geleceğin programlanmasına engel” oluyorlar. Doğan Hoca, yazılarında örgütlü cehaleti pek çok yönüyle açığa çıkartıyor. Kentlileşme zorlukları’nı, İstanbul ve başka kentlerden insan, yaşam manzaraları ve davranışları sergileyerek, ulaşımdan tutun arsa ve kent yağmasına kadar boğuştuğumuz pek çok sorunuyla gündeme taşıyor. Sistematik Bilgi Kirliği ile mücadele ediyor, kirli bilgileri ayıklamaya çalışıyor.
Aşağıda kitabın bölüm tanıtımlarını özetleyeceğim. Bu tanıtımlar, bölümlerdeki makalelerin de ana fikirlerine vurgular yapıyor.
***
Çağa katılma: Türkiye ve diğer geri kalmış toplumların temel sorunu çağdaşlaşmaktır. Çağdaşlık, Avrupa ve Amerika’da gelişmiş bir kavram-uygulama bileşenidir. Demokratik sistemi, laikliği, bilimsel dünya görüşünü ve sanayi egemenliğini içerir. Sanat ve sporu, yaşamın temel bileşeni olarak kabul eder. Çağdaşlık, dünyaya ortak olmaktır. Bu ortaklık bile insanların birbirlerinin boğazını sıkmasına engel olamıyorsa, Batı’nın öğrettiği insanlık ve uygarlığın işlemeyen yönü vardır..
Ulus ve Dil: Ulus, tarihi bir olgudur. Bileşenleri ve oluşma süreci her ülkede farklıdır. Fakat ulus devlet, 20.-21.yüzyılın evrensel gerçeğidir. Ulusun simgesi, insanların birbiriyle anlaştığı dildir… Bu bölümde Osmanlının nesiyiz, militarizm ve milliyetçilik, ulus devlet sökücüleri gibi yazılarıyla, günümüz aydınlarının aymazlıklarını da dile getirerek ulus ve günümüz gerçeklerine vurgulamalar yapıyor.
Toplum: Toplumun zenginliği bir kültürel birikimdir. Bunun bileşenleri, yaşamın bütün öğelerini içerir. Burada ne din dışlanır ne de gelenek. Bunların varlığı çağdaşı yaşayabilmelerine, yani yaşamın değişmesine ayak uydurmalarına bağlıdır. Tarih, gelenekle yeniliğin birbirlerini törpüleyerek değişimini yansıtır… Hoca burada İslam ile toplum ve çağdaşlık, demokrasi, kadının yeri ilişkilerini sorguluyor.
Kent ve Kentlileşme: Bundan 100 yıl önce yüzde 90’ı köylerde ve ortaçağ koşullarında yaşayan insanın milyonluk kentlere yerleşip ulaşım ve iletişimin hızına ayak uydurması, doğal çevreyi bırakıp insan yapısı çevreye yerleşmesi, çok kökten, çok karmaşık ve insanı yeniden tanımlayan bir süreçtir. Kentleşme denen bu süreç, insanların sadece köyden kasabadan büyük kente gelmeleri değildir. Kentte oturanın da tam bilmediği yeni bir ortamın oluşmasıdır.
Bilgiyi Kurumsallaştırmak: Çağdaşlaşmanın temel parametresi, bilim ve teknolojinin insan yaşamına egemen olmasıdır. Bu, eğitimi, örgütlenmeyi ve bunların zaman içinde kurumsallaşmasını içerir… Hoca buradaki makalelerinde, bilim üretimi, bilim kültürü, bilgi toplumu, bilim ve teknoloji üretimi konularını ele alıyor ve “Bilimsiz gelecek, açlıktır“ sonucuna varıyor. Bilim ve teknoloji üretmeyen İslam ülkeleri Batı’nın pazar sömürgeleri olmaktan kurtulamazlar.
Üretmek: İnsanların doğaya karşı verdikleri savaş için yarattıkları araçlardan daha önemli bir tarihi olgu yoktur.. Üretimin altyapısı, bilimin toplum içinde örgütlenmesi ve üretimi aklın idaresine bırakmasıdır… Bu yazılar, üreten ve üretmeyen toplumların bugünkü ve gelecekteki yerlerine işaret ediyor..
***
Doğan Hoca, bütün bu güncel yazılarından sonra, kitabının sonuna, 1970 yılında Türk Tarih Kurumu’nda Atatürk Konferansları serisinde yaptığı “Atatürkçülük üzerinde yorumlar ve çağdaş uygarlığa katılma sorunu” başlıklı konuşmasının metnini eklemiş…
Müthiş bir metin! Aradan 40 yıl geçtiği halde, güncelliğinden bir şey kaybetmediği gibi, Doğan Hoca’nın son zamanlarda yazdığı metinlerin de arka plandaki düşünsel izlerini taşıyor…
“Çağdaşlaşma Sancıları – Cehaletten Kavramlara, Kavramlardan Kurumlara” kitabı, toplum, siyasi ve bilim kültürü ve kalkınma tarihimizde, bugün varılan nokta itibariyle, bir kilometre taşı olmaya aday. Kitabı edinmeli ve tartışmalıyız.. Orhan Bursalı…

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Şebzindedâr

writings of a night watcher

Virginia Woolf

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir.

ODILA BLOGGER by OAS

Turkish Geeks on Life & Politics...

YAŞAMAK ŞAKAYA GELMEZ

Facebook adreslerimiz: http://www.facebook.com/ata.fecob - http://www.facebook.com/pages/fvco/107464239362228

Komeleya Çand û Integrasyon a Kurd Luzern

Kürdischer Kultur und Integrationsverein Luzern/Mythenstrasse7,6003 Luzern

DemokratHaber/iDeA

Bağımsız Haber Ve Düşünce Platformu / demokrathabertr.wordpress.com

eren@home ~ $

Açık Kaynak, Linux, Programlama Dilleri, Amatör Telsizcilik gibi konular üzerine düşünceler

Ata FE COB

"En büyük yenilgimiz, bir alternatif fikrini kaybetmiş olmamızdır." ___Michael Lebowitz

Şüpheci Melek

Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir

WordPress.com

WordPress.com is the best place for your personal blog or business site.

CHP SULTANGAZİ

"Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde 'HAYIR' diyebilme yetisidi" E. Fromm. ________“12 Eylül’de ‘HAYIR’ oyu vererek tokat atın, okyanus ötesinden de duyulsun” KILIÇDAROĞLU

%d blogcu bunu beğendi: