Kurşunkalem…


“Alçakgönüllülükle bağırmayacaksan, gülerek, sevgiyle bağırmayacaksan hiç bağırma özgürlük diye. Bildiğimiz dünya tükendiğinde, çiftçiler, zanaatkârlar öldüğünde, üretim ve tüketim artık durdurulamaz bir hal aldığında tarihimiz sona erecektir. Gökyüzünün yolları barışın, kardeşliğin yolları olmalı. Devrimde bir tek savaşa yer var. O da dünyanın o eski kanlı yollarını tarihe gömmek için ruhumuzda vereceğimiz savaş.”
Pier Paolo Pasolini, Öfke, 1963
/
“Umutla beklenti arasında büyük fark var. İlk başta süreyle ilgili olduğunu düşünmüştüm, umudun daha uzaktaki bir şeyi beklemek olduğunu. Yanılmışım. Beklenti bedene ait, umutsa ruha. Fark bu. İkisi birbiriyle temas ediyor, birbirini tetikliyor ya da yatıştırıyor ama her birinin hayali farklı. Bir şey daha öğrendim. Bir vücudun beklentisi bir umut kadar uzun sürebilir. Seninkini bekleyen benim vücudumun mesela.”
John Berger, A’dan X’e / John Berger Tarafından Kurtarılmış Mektuplar, Metis Yayınları
/
“İnsan kendini meleklere bırakır ve sonuca bakmakla yetinir. Yıldızların düzenini değiştiremeyiz. Kendi keyfimize göre yeni gökcisimleri yaratamayız. Bundan dolayı da yıldızları seyrettiğimiz zaman içimiz huzurla dolar.”
İkezava Natsuki, Mercan Kemikler, İnci Gözler
/
“Hayat bir şaka kuşudur”
Haydar Ergülen, “Elyazısı Gevezedir”
/
“Bazı kuşların yuvası kanatlarıdır.”
Orhan Peker, İspanyol Defteri’nden
/
“Düşünceler baskı altına alınarak yok edilemez. Onlar ancak dikkate alınmayarak yok edilebilir. Düşünmeyi redderek, değişmeyi redderek… Değişme özgürlüktür, değişme yaşamdır.”
Ursula K. Le Guin, Mülksüzler
/
“En hayati hak, sevme ve sevilme hakkıdır. Ve sevgi bağlı olmakla bağdaşmaz. Cinsler arasındaki ilişkiye doğru bir bakış, fetheden ile fethedilenin varlıklarını kabullenmez; tek bir büyük gerçek vardır: insanın benliğinin daha fazla zenginleşmesi, derinleşmesi ve iyileşmesi için kendini sınırlamadan vermek. Bu, tek başına, boşluğu doldurabilir…”
Martin Duberman, Toprak Ana-Emma
/
“Siz yokken çok şey söylemek istiyorum size
Yanınızdayken sizi dinlemek istiyorum
Fakat susarak bakıyorsunuz bana sertçe,
Ben de utançla ve şaşkınlıkla susuyorum
Ne yapayım ki çekemem ilginizi
Söyleyeceğim beceriksiz sözlerle
Bütün bunlar çok gülünç olabilirdi
Keder verici olmasalardı böyle”
Lermontov, “A. O. Smirnova’ya”, Hançer
/
“Öğüdümü tutan can sahibi olur.
Neyi seversen imanın odur.
Sevdiğinden öte yol yoktur.
Erin beyliği mal ile değildir.
Nice mallıya yoksul diye gül dur.”
Yunus Emre
/
“Herşey ölür, seve seve ölür.
Kendisinden ürediğimiz
Ölümsüz anne kalır yalnızca
Oynaşan parmağı
adımızı yazar geçici havaya.”
Hermann Hesse, “Kingsor’un Son Yazı”
/
“Halbuki bir insanın diğerine verebilecek
en güzel hediyesi yaşamıdır
bunu bildiğin için bana çok uzaklardan
çiy damlaları getirdin.”
Lale Müldür, “Lui É Vagabondo Come me
/
“Kimi iyi, kimi orta, çoğu da kötü
Şiirlerimin. Elden ne gelir Avitus?
Başka türlü yazılmıyor kitap dediğin.”
Martialis, çev: Oktay Rifat
/
“Bugün insanın evindeyken kendini evinde hissetmemesi bir ahlâk sorunudur.”
Adorno, Minima Moralia
/
“Onun dramını sevdim.”
Leaving Las Vegas’tan, Sera’nın bir repliği
/
“Gözler yüreğin çılgınlığını yansıtır.”
Shakespeare
/
“Bizi aynaların arkasından gözetliyorlar Pol
Gerçek ve uzun sevgi insanları korkutuyor Pol “
Lale Müldür, “1. Mektup, Virginie’den Pol’e
/
“Sarsıla sarsıla değişiyor göğün derisi
Yürüyor yüzümüze suyun ağır aksanı”
Elif Sofya, “Kırılma”
/
“Kuş dahi özgür değildir
Sürüdür onun köleliğiı”
Georgi Konstantinov
/
“Dünya bir bahçede doğdu ve orada dönüyor.”
Can Tanyeli
/
“Şifadır dedin zehir tattırdın
Gençliğin okunu boşa attırdın
Körlerin yurdunda ayna sattırdın
Çıkmaz sokaklara daldırdın felek! “
Pir Sultan Abdal
/
“Hey ağalar gönül aslâ tek olmaz
Konar, göçer hiç kimseye yük olmaz
Can emanet bir kimseye yük olmaz
Bu dünyaya gelen gitmek içindir “
Sümmâni
/
“Şaşırmak yazmaktır”
Roland Barthes
/
“Mutluluk dediğin soldan gelir
küçük bir kuş kılığında,
sadıktır,
ama yapışkan değildir”
Peter Poulsen
/
“Hiç tanımadığımız ağaçlar ölüyor bizim dışımızda
Rüzgâr esiyor yok olan ormanların içinden
Hayvanlar adsızlıktan kuşlar sessizlikten ölüyor.”
Yorgo Temelis, “Yıkım”, çev.: Cevat Çapan
/
“Otların üstüne damlamışım
Bir yıldızın uykulu şebnemiyim ben
Karanlık otların üstüne damlamışım
Burası değildi yerim”
Sohrab Sepehri
/
“Kadının alçakgönüllülüğü daima en güzel cilvedir.”
Kierkegaard, “Baştan Çıkarıcının Günlüğü”
/
“Enerji sonsuz hazdır.”
William Blake, “Cennet ve Cehennemin Evliliği”
/
“Birisi gelse,
Birisi gelse,
Beni olduğum gibi sevse “
Ahmet Güntan, “Çöl Hattı”, Voyıcır 2
/
“Hayatı başka dile çevirdik. Vitrinlere tükürdük.
Çizmeler giydik, düşündük.
Gerçekten düşündük.
Sizi düşündük”
İlhan Durusel, “Uyarılar”
/
“İnsanlar kader fikrini rüyada tanımışlardır”
Ahmet Hamdi Tanpınar
/
“Musiki daima oluş halindedir. Zaman gibi ve onun nizamıyla kendi kendisini yiyerek büyür, kendinde doğar ve kendinde kaybolur.”
Ahmet Hamdi Tanpınar
/
“Kim ki ne sevgiye ne dostluğa yeteneklidir, hesabı en kesin olarak evlilikte keser.”
Nietzsche
/
“Bir meslek yaşamın korsesidir.”
Nietzsche
/
” “biz azaldık” dedim, “dünya da eksildi”
çapaklar kılçıklar temizlendi aramızda
uzaklık mı gerek peki, aşk nerede
“aşk sessiz dolaşır” dedi O
“bir yerlere yağmur yağıyordur, öyle” “
Gülten Akın, “Kar Soğuğu”ndan
/
“Demire aşkla değer belki de nem
günler birikir, pas damlar “
Gülten Akın, “Aşk ve Pas”
/
“Müzisyen sır açıklar, şair sır tutar kâinata dair”
küçük İskender, Rimbaud’ya Akıl Notları’ndan
/
“Şiir, gereğinde ince küfür tadında olmalı! İğne ile çuvaldız arasında bir yerde! “
küçük İskender, Rimbaud’ya Akıl Notları’ndan
/
“Kanımca doğaya yakınlık ve aylaklık mutluluğun temel öğeleridir, onlarsız mutluluk olanaksızdır”
Çehov’un mektuplarından
/
“Pessoa yanağını yastığına yerleştirdi ve bitkin bir şekilde gülümsedi. Sevgili Antonio Mora dedi, Proserpina diyarında beni bekliyor, gitme zamanı geldi, şu yaşam diye adlandırdığımız imgeler tiyatrosunu terk etme zamanı geldi. Ruhumun gözlüğüyle gördüğüm şeyleri bir bilseniz, yukarıdaki sonsuz boşlukta Orion’un kollarını gördüm, şu yeryüzü ayaklarıyla Güneyhaçı Takımyıldızı’nda yürüdüm, parlak bir kuyrukluyıldız gibi sonsuz geceleri, imgelemin, şehvetin ve korkunun yıldızlararası boşluklarını aştım, erkek, kadın, ihtiyar, küçük kız oldum, Batı başkentlerinin geniş caddelerindeki kalabalık oldum, sessizliğine ve bilgeliğine imrendiğim Doğu’nun dingin Buda’sı oldum, kendim ve başkaları, olabileceğim herkes oldum, onurlar ve onursuzluklar, coşkular ve yılgınlıklar yaşadım, erişilmez nehirler ve dağlar geçtim, huzur dolu sürüleri seyrettim ve başıma güneş ve yağmur geçti, kızışmış dişi oldum, çünkü yaşam yeterli değildi. Artık yeter sevgili Antonio Mora, benim yaşamım bin yaşam demekti, yorgunum şimdi, mumum eridi artık, rica ederim gözlüğümü verin bana”
Antonio Tabucchi, Fernando Pessoa’nın Son Üç Günü
/
“Hiçim ben
Asla bir şey olmayacağım
Bir şey olmayı isteyemem
Bu bir yana, bendedir bütün düşleri dünyanın “
Fernando Pessoa –Alvaro de Campos imzasıyla- “Tütün Dükkânı”ndan
/
“İyi bilirim, herkesin çocukluğunda bir bahçesi vardı
Özel ya da genel, ya da komşunun
İyi bilirim, gerçek sahibi oyunlarımızdı, bahçenin,
Ve hüzündür bugün “
Pessoa –Alvaro de Campos imzasıyla- “Kabil Usulü İşkembe Çorbası”ndan
/
“Aşk mektupları, eğer aşk varsa,
İster istemez
Gülünç. // Ama her şey bir yana
Asla aşk mektubu
yazmamış olanlardır sadece
Gülünç”
Pessoa –Alvaro de Campos imzasıyla- “Bütün Aşk Mektupları..”ndan
/
“Sessizlikteki sözcüğü bulmak, aniden boşalmaktır”
Pascal Quignard, Adı Dilimin Ucunda
/
“Yetişkin hayat, zamanın kayıtsız sabahında, uzun süre önce sona ermiş bir çocukluk rüyasının üzerine, ağır ağır ve huzursuzca gerinmekten başka bir şey değildir”
Philippe Forest, Sarinagara
/
“Kimse, Tarih adı verilen ve yalnızca olmayan bir tanrının düşüncesinde varlık bulan, zamanın o bütünsel suretini bilmez”
Philippe Forest, Sarinagara
/
“Bilgeliğin her türü, zamanın bir nehir olduğunu söyler. Ama gerçekte hiç kimse, onun akışını seyre dalmak için, dünyaların kıyısında durmaz. Kendileriyle tıka basa dolu bedenler, onları sallayan ve hiçbir yere götürmeyen gri-yeşil kıpırtı hakkında hiçbir fikirleri olmaksızın, mavimsi bir neon ışığıyla çevrili halde hiçliğin iki hattı arasından geçerek, kendilerini boğan yoğunluğun içinde yüzerler. Zaman ırmağı, ufkun dikişsiz dairesini kaplamak için yatağından çıkmıştır. Işık geçirmez maddesini her yerde insanların üzerine akıtır ve onları boğar”
Philippe Forest, Sarinagara
/
“Geçen bulutlar
bugün yine
geçip giden dağlardır “
Kobayaşi İssa
/
“Deli olmak gerek
bu büyük ve delice kâbusun içinde
delirmemek için “
Raizan
/
“İnsan birini sevmez oldu mu başka biri haline geldiğini zanneder, halbuki hâlâ aynı kişidir”
Sei Şonagon, Yastıkname
/
“Yaşamım ile kendimin iki ayrı şey olduğunu duyumsarım, ve keşke yaşamı sırtımdan bir ceket gibi çıkarabilsem derim, bir iskemlenin arkasına asabilsem bir süre, bir düzlemden ötekine atlayabilsem, tek tip ve hep süren bir aktarıma kaçabilsem. Sonra onu yeniden sırtıma geçirebilsem ya da başka bir tane arayabilsem. Yalnızca tek bir yaşamımızın olması ya da yaşamın yalnızca tek bir biçimde oluşması, sürüp gitmesi öylesine usanç verir ki. Olaylarla ne denli dolarsa dolsun, iyi tasarlanmış ve gerçekleştirilmiş bir yazgıyla ne denli güzelleştirilirse güzelleştirilsin, kalıp hep aynı, o tek kalıp; on beş yıl, yermi beş yıl, kırk yıl – o geçit. Yaşamı gözlerimiz gibi taşırız. Bize en uygun biçimde yerleştirilmş gözlerimiz gibi; gözler uzamın geleceğini görür, nasıl ki yaşam zamandan hep bir adım önceyse”
Julio Cortázar, Andrés Fava’nın Güncesi
/
“Şunu söylemenin ahmaklığı: Elimde pek az zaman var- oysa zamandır elinde seni tutan ya da günü geldiğinde bırakan”
Julio Cortázar, Andrés Fava’nın Güncesi
/
“Düşünceler kardeşimde. Bense duyumsuyorum onları”
Julio Cortázar, Andrés Fava’nın Güncesi
/
“Bazı insanların yanında aptal yerine konmamak için aptalı oynamak zorundasın”
Julio Cortázar, Andrés Fava’nın Güncesi
/
“Sonsuz, insanoğlunun eyleminde biçim kazanır”
Julio Cortázar, Andrés Fava’nın Güncesi
/
“Sesi gözleriydi, sanki bir su yosunu konuşabilirmiş gibi: bir papağanın insandışılığı ile, ama bir yandan da yaratığı taşıyarak içinde; o her şeyi açıklayacak sözü söyleyen tanığın sesi”
Julio Cortázar, Andrés Fava’nın Güncesi
/
“Hiçbir tarih dilsiz değildir. İstedikleri kadar sahiplensinler, bozsunlar, hakkında yalan söylesinler, insan tarihi çenesini kapalı tutmayı reddeder. Sağırlığa ve cehalete rağmen, geçmiş zaman, şimdiki zamanın içinde tiktaklamayı sürdürür.”
John Berger, A’dan X’e John Berger Tarafından Kurtarılmış Mektuplar
/
“Zamanın soytarısı değildir sevgi…
O değişmez kısacık günlerle haftalarla
Direnir ve katlanır mahşerin ucuna dek.
Yanılıyorsam bunda ve çıkarsa yanlışım,
Ne hiç kimse sevmiştir, ne ben şiir yazmışım.”
Shakespeare, 116.sone

Japonlar çiçek solunca çöp tenekesine atmazlar, onu bir akarsuya salıverirler, toprağa gömdükleri de olur, hatta çiçek hastalarının solan çiçeklerinin hatırasına fideler diktikleri bile görülmüştür.
Japon Şiiri, Sami Akalın
/
Kısa bir andı
Birlikte kaldığımız
Beş-on dakika ancak
Ve inandık ki sevdamız
Bin yıl ömürlü olacak
Otomo no Yakamochi, ölümü: 785
/
Sanki dökülen çiçekler
Tekrar dallarına yükseliyorlardı
Ama değil değil, bunlar sadece kelebekler
Arakida Monitake, 1472-1549
/
Her sabah

Evimin üstündeki gökte uçan
Aynı tarlakuşu mu acaba?..
Sodo, 1641-1716
/
Kavanozdaki ahtapotlar
Yazın ay altında
Saydam rüyalar
Bosho, 1644-1694
/
Korkunç olan tek şey kullanılmamak. Beni ne istersen yap, bir ekran, hatta iletken metal bile olabilir.
Marguerite Yourcenar, Ateşler
/
Şeylerin esrarengiz çekirdeğine yaklaştım, tıpkı geceleyin insanın bazen bir yüreğin yakınında olması gibi.
Marguerite Yourcenar, Ateşler
/
Yaşamamı isteyen bir tanrı sana artık beni sevmemeni emretti. Mutluluğu pek kaldıramıyorum. Alışkın değilim. Kollarındayken, ölmekten başka bir şey gelmiyor elimden.
Marguerite Yourcenar, Ateşler
/
Aşk bize münferit ve dağınık dünyayı bir bütün halinde verir, zekâyı ihsasların yalancı cennetinden ve dar müfredatından, aklın gülünç ve sıkışık hesaplarından kurtararak bir ebediyetin aynası yaptığı içindir ki, biz onun vasıtasıyla ârızî olan her şeyi yeneriz.
Ahmet Hamdi Tanpınar, “Aşk ve Ölüm” adlı denemesinden.
/
Omzundan tuttuk seni
Sanma unuttuk seni
Yaşıyorsun ölmedin
Halaya kattık seni
Bir türküden
/
Bütün insanlık tüm güzellikler ve olanaklarla dolu sonsuzluktur, derdi Georg amcam. Yalnız ahmaklar kendinin sona erdiği yerde dünyanın sona erdiğini düşünür.
Thomas Bernhard, Yok Etme
/
Sen ne zaman geleceği belli olmayan bir sinsi karanlıksın. Yalnızca bir yerden geldiğini anlarız. O da soğuk ellerinin bedenimize dolanıp boğazımızı sıkıp bizi nefessiz bıraktığı anda (…) Bize masum ve melek yüzle yaklaşıp trenine bindirip götüreceksin, karanlık derinliklere…
Ölüme Mektup, İçkale Çocukları kitabından, 5-B öğrencisi Şilan Yemiş’in mektubundan
/
Aklığın, eskimez bir kış güzelliğinde
Sıcak evler, karlı yollar, bağlılıklar adına
Bir zorbalığa direnmek adına;
Anlaşılmazsa
Söğütler yeşermez, balıklar bırakmaz döllerini
Turgut Uyar
/
İnsan zavallıdır. Ama konuşamayınca daha da zavallıdır. Lâllar işaretlerle konuşur. Sağırlar duymadan konuşurlar. Körler, görmeden konuşur. Kadınlar ağıtlarla konuşur.
Nazê, İrfan Aktan

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Şebzindedâr

writings of a night watcher

Virginia Woolf

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir.

ODILA BLOGGER by OAS

Turkish Geeks on Life & Politics...

YAŞAMAK ŞAKAYA GELMEZ

Facebook adreslerimiz: http://www.facebook.com/ata.fecob - http://www.facebook.com/pages/fvco/107464239362228

Komeleya Çand û Integrasyon a Kurd Luzern

Kürdischer Kultur und Integrationsverein Luzern/Mythenstrasse7,6003 Luzern

DemokratHaber/iDeA

Bağımsız Haber Ve Düşünce Platformu / demokrathabertr.wordpress.com

eren@home ~ $

Açık Kaynak, Linux, Programlama Dilleri, Amatör Telsizcilik gibi konular üzerine düşünceler

Ata FE COB

"En büyük yenilgimiz, bir alternatif fikrini kaybetmiş olmamızdır." ___Michael Lebowitz

Şüpheci Melek

Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir

WordPress.com

WordPress.com is the best place for your personal blog or business site.

CHP SULTANGAZİ

"Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde 'HAYIR' diyebilme yetisidi" E. Fromm. ________“12 Eylül’de ‘HAYIR’ oyu vererek tokat atın, okyanus ötesinden de duyulsun” KILIÇDAROĞLU

%d blogcu bunu beğendi: