‘Türkiye başıboş’… ‘Erdoğan Kaygı Verici’…


the-economistErdoğan “kaygı verici”, Türkiye “başıboş” 

The Economist dergisi, son sayısında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın politikalarını analiz etti. Erdoğan’ın son dönemde takındığı otokratik tutumuyla ilgili ‘kaygı verici’ yorumunu yapan dergi, Başbakan’ın güçlü siyasi rakiplerinin bulunmamasının Türkiye’nin görünümü üzerindeki olumsuz etkisine değindi. Dergiye göre Türkiye, AB üyeliğinden uzak ve ‘başıboş’ bir görünüme sahip.

The Economist dergisi, Başbakan Erdoğan’ın son dönemde “kaygı verici” bir tutum takındığını, reformlar için artık çaba göstermediği öne sürülen bir analiz yayınladı. Analizde, “Sayın Erdoğan, giderek daha otokratik ve gerçeklerden kopuk gibi görülüyor. Ve hem parti içinde hem de dışında inandırıcılığı olan siyasi rakipleri bulunmadığı için bu, Türkiye’nin, durgun ve başı boş, AB üyeliğinden her zamankinden daha uzak gibi gözükmesine yol açıyor” görüşüne yer verildi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın politikaları, The Economist dergisinde çok eleştirisel bir analizde konu oldu. Erdoğan’ın son dönemde “kaygı verici” bir tutum takındığını, reformlar için artık çaba göstermediği öne sürülen analizde “Sayın Erdoğan, giderek daha otokratik ve gerçeklerden kopuk gibi görülüyor. Ve hem parti içinde hem de dışında inandırıcılığı olan siyasi rakipleri bulunmadığı için bu, Türkiye’nin durgun ve başı boş, AB üyeliğinden her zamankinden daha uzak gibi gözükmesine yol açıyor” iddiasında bulundu. The Economist dergisi son sayısında “Kaygılandıran Tayyip Erdoğan” başlıklı analizinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumunun son dönemde endişe yarattığını savunarak “Türkiye’nin başbakanı, ülkeyi Avrupa’ya daha yakınlaştırmak için bir zamanlar büyük reformlar vaat etmişti. Artık reform için çaba gösterdiği gibi görünmüyor” diye yazdı.

Hangi Erdoğan?
AKP’nın kapatılmaktan kıl payı ile kurtulduktan sonra en büyük soru işaretinin Erdoğan’ın izleyeceği çizgi olduğunu kaydeden dergi, Erdoğan’ın, reformları ile AB müzakerelerinin başlamasına katkıda bulunan, ideolojik davranmayan pragmatik lider mi, yada türban yasağını kaldırmaya çalışarak orduyu “provoke eden dogmatik” lider mi? olacağı tartışıldığını anımsattı. “Türkiye’yi, Erdoğan’ın hangi versiyonunun yönettiği” meselesinin, Güneydoğu’da artan şiddet ve hükümetin finansal piyasaları dünya türbülansından korumaya çalıştığı bu dönemde daha acil bir konu hale geldiğini kaydeden dergi, şöyle devam etti: “Kaygı verici bir biçimde bunun yanıtı sanki ikinci versiyondur. Sayın Erdoğan, giderek daha otokratik ve gerçeklerden kopuk gibi görülüyor. Ve hem parti içinde hem de dışında inandırıcılığı olan siyasi rakipleri bulunmadığı için bu, Türkiye’yi durgun ve başı boş, AB üyeliğinden her zamankinden daha uzak gibi gözükmesine yol açıyor.”

“Amerika Türkiye’nin güvenilirliğini sorguluyor”
The Economist, Başbakan Erdoğan’ın “tuhaf” olarak nitelendirdiği davranışının ABD’ye yaptığı son gezi sırasında gözlerin önüne serildiğini savunurken de, Erdoğan’ın İran nükleer programına ilişkin sorularına verdiği “nükleer silahları olanlarının başkalarına almayın demeye hakkı bulunmadığı” yolundaki açıklamasına dikkat çekerek, bu değerlendirmenin, tezkere olayını unutmayan “Amerikan yetkililerinin hoşuna gitmediği” yorumunu da yaptı. İran ile son olarak yapılan gaz anlaşmasının da yardımcı olmadığını öne süren İngiliz dergisi, Türkiye’nin, Irak ve Afganistan için sağladığı tüm desteğe karşın “Amerika’nın, Türkiye’nin bir Batı müttefiki olarak güvenirliğine ilişkin yeni soruları sorduğu”nu da iddia etti. Analizde, Amerika’daki Ermeni diasporasının taleplerine ilişkin diğer bir fırtına bulutunun oluşmaya başladığına işaret edildi ve “Türkiye’nin, kısmen Obama yönetiminin ‘soykırımı’ tanımasının engellenebileceği umutlarından kaynaklanan, son dönemdeki Ermenistan ile barışma çabalarında, bir ilerleme katetmediği görünüyor” görüşünü dile getirdi.

“Erdoğan en çok kaygıyı yurt içinde yaratıyor”
“Ancak sayın Erdoğan en çok kaygıyı yurt içinde yaratıyor” ifadesini kullanan dergi, kapatma davasının sonuçlanmasından sonra uzun bir süreden beri ertelenen siyasi ve ekonomik reformların gerçekleştirileceği umutlarına karşın Erdoğan’ın “Giderek artan sert bir milliyetçi çizgiyi benimsediği”ni yazdı. Erdoğan’ın Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile bir “anlaşmaya vardığı” iddialarına da dikkat çekilen analizde, Erdoğan’ın yeni yaklaşımının özellikle tartışmalı Hakkari konuşmasında çok açık bir biçimde ortaya çıktığını savundu.

The Economist, Erdoğan’ın artık PKK ile mücadelede orduya “daha çok hareket özgürlüğü”nü sağladığını da öne sürdüğü analizinde, Erdoğan’ın, bir gazetede Aktütün saldırısına ilişkin olarak yayınlanan iddiaları araştırma talimatını vermemeyi tercih ettiğini, “Yardımcılarının da sızdırılan istihbarat belgeleri konusunda İsrail ve CIA’yi sorumlu tuttukları bildirildiği”ni de belirtti.

“Erdoğan’ın en sadık destekçileri liberaller homurdanıyor”
Bu arada, yeni anayasa hazırlama çalışmaların durduğunu, polise ilişkin işkence iddiaları ile yargı dışı öldürmelerine ilişkin duyumların arttığını belirten dergi, şöyle devam etti: “Bir zamanlar sayın Erdoğan’ın en sadık destekçileri olan Türkiye’nin liberal aydınları ve Avrupa Komisyonu homurdanıyor. Sayın Erdoğan’ın yanıtı da, bazı başbakanlık muhabirlerinin akreditasyonunu iptal etmek oldu. Bütün bunlar, Türkiye’nin kulübe katılmasını hiçbir zaman istemeyen AB üyelerine daha fazla malzeme sağlıyor.” The Economist, Erdoğan’ın seçim zaferinin büyük ölçüde dönemindeki “görülmemiş ekonomik istikrardan kaynaklandığı”nı vurgularken de İMF reçetelerine sıkı bir biçimde uyarak yabancı sermayenin önemli ölçüde artmasının, enflasyonun düşmesinin, bütçe açığının azalmasının sağlandığını kaydetti.

IMF Anlaşması konusu belirsizliğini koruyor
Ancak yeni bir IMF anlaşmasının konusunun hala belirsizliğini koruduğuna da dikkat çekildiği analizde, son dönemde yabancıların çekilmesi, lira değerindeki düşüş, büyümenin azalması gibi gelişmeleri vurgularken Türkiye’nin büyük cari açığının ülkeyi çoğu yükselen ekonomilerden daha kırılgan hale getirdiği yorumunu da yaptı. Türkiye’nim şimdiye kadar dünya finansman rahatsızlığından göreli olarak pek etkilenmemesine karşın İstanbul’daki bir bankacının “virüsü kapmasının sadece bir zaman meselesi olduğu” sözlerini de aktaran dergi, “Erdoğan’ın destekçilerinin ise, hükümetin hareketsizliğinin büyük ölçüde gelecek yıldaki yerel seçimden kaynaklandığını söyledikleri”ni kaydetti. Dergi, bu bağlamda AKP’li Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt’un “Yerel seçim bittiğinde eski AK Parti’yi göreceksiniz” ifadesini de aktardıktan sonra “Ancak bu tür vaatler, artık pek inandırıcı gibi gelmiyor” değerlendirmesini yaptı.

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Şebzindedâr

writings of a night watcher

Virginia Woolf

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir.

ODILA BLOGGER by OAS

Turkish Geeks on Life & Politics...

YAŞAMAK ŞAKAYA GELMEZ

Facebook adreslerimiz: http://www.facebook.com/ata.fecob - http://www.facebook.com/pages/fvco/107464239362228

Komeleya Çand û Integrasyon a Kurd Luzern

Kürdischer Kultur und Integrationsverein Luzern/Mythenstrasse7,6003 Luzern

DemokratHaber/iDeA

Bağımsız Haber Ve Düşünce Platformu / demokrathabertr.wordpress.com

eren@home ~ $

Açık Kaynak, Linux, Programlama Dilleri, Amatör Telsizcilik gibi konular üzerine düşünceler

Ata FE COB

"En büyük yenilgimiz, bir alternatif fikrini kaybetmiş olmamızdır." ___Michael Lebowitz

Şüpheci Melek

Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir

WordPress.com

WordPress.com is the best place for your personal blog or business site.

CHP SULTANGAZİ

"Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde 'HAYIR' diyebilme yetisidi" E. Fromm. ________“12 Eylül’de ‘HAYIR’ oyu vererek tokat atın, okyanus ötesinden de duyulsun” KILIÇDAROĞLU

%d blogcu bunu beğendi: