Tanrı, Kurban ve din adına işlenen cinayetler…


Astek Rahipleri güneş tanrısına kurban ettikleri gencin çıkardıkları kalbini ona hediye ediyor. (Florentina Codex, 1550 American Museum of Natural History) (J.A.H)İnsanlar bir solucan bile yaratamaz, ama düzinelerce tanrı yaratabilir!*
Tarih boyunca insanlar kendi yarattıkları tanrılardan hep bir şeyler bekledi, onlara sığındı, istediklerini alabilmek içinse onların tutsağı oldu. Tanrılar da, “ben sana veririm ama, sen de bunun karşılığı vereceksin” demiştir. 2-4 bin yıl önce Mezopotamya halklarında, Anadolu’da Hurriler’de, Hititler’de; Batıda Eski Yunan ve Roma’da binlerce, yüzlerce tanrı insanların yaşamını yönlendirip, onları kullandı. Dr. Necdet Tuna
Mezopotamya tanrılarından Anu, göğün; Bel (Marduk), toprağın, Ea da suyun tanrısıydı. İnananlar, tanrılarının isteklerini yerine getirmezlerse gök’ün yağmur yağdırmayacağına, toprağın ürün vermeyeceğine, suyun da onları korumayacağına inanırlardı. İnsanlar da onların gazaplarından korunabilmek için ne isterlerse yapar, çocuklarına varıncaya kadar kurban ederlerdi. Tek Tanrılı dinlerin ortaya çıkışına kadar bu böyle sürdü, kurbanlar, günümüzde de Müslümanlarda olduğu gibi zamanla hayvanlara indirgendi.
Hz. Adem’in çocukları olan Habil ile Kabil’in kavgası, Habil’in Tanrıya adadığı kurbanın kabul edilmesi, Kabil’inkinin ise ret edilmesi üzerine, Kabil’in kıskanarak Habil’i öldürmesi, Tanrıya inanç uğruna, ilk dinsel cinayetlerin daha Hz. Adem zamanında başladığı görülmektedir. Hz İbrahim Tanrının buyruğunu yerine getirmek, ona bağlılığını göstermek için oğlu İsmail’i kurban etmek istemesi de Tanrı yolunda yapılacak bir katliamdı.
Çocuk kurban etmek de birçok toplumda görülen “tüyler ürpertici” adetlerden biriydi. Kartacalılar, site devletlerinin koruyucusu Tanrı Moloch’a kendi öz çocuklarını yakarak kurban ederlerken, Fenikeliler, salgın hastalıklar, kuraklık, savaş kaybetme gibi büyük felaketlerin yaşandığı günlerde “en sevdikleri çocuklarından birini” tanrıları Baal’e kurban verirler; erkek çocuklar, Afrodit’in aşık olduğu ölümlü tanrı olan Adonis’i memnun etmek için yakılırdı. New South Wales’da (Avusturalya) bazı kabilelerde, her kadının ilk doğan çocuğu, bir dinsel törenin parçası olarak kabile tarafından yenirdi.
Tibet’te şamanlar öldürme ayinleri düzenler, Afrika’da Aşanti kabilesi her yıl ürünün iyi olması için yüz kurban verirdi. Borneo’da yığma yöntemiyle ev yapılırken, toprak tanrıçasını memnun etmek için ev duvarlarının inşaatına bir bakirenin cesedinin konmasından sonra başlanırdı.
Kurban vermenin en yaygın olduğu Orta Amerika’da Maya, İnka ve Aztekler’de tanrılara çocuklar kurban edilip, kurbanlar canlı canlı yakılırdı. Astekler de güneşin her gün kanla beslenmezse kaybolacağına inandıkları için, kurbanlarının kalplerini çıkarır göye, güneşe doğru uzattırdı XI. yy da Mayalar Tüylü Tanrı Kukulacan’ı memnun etmek için bakireleri kutsal kuyularda boğar, bir kısmının da kafası kesilir, kalpleri çıkarılırdı.
Uzakdoğu’daki beş ayrı kurban yöntemi 1800’lerde İngilizler tarafından yasaklanmıştı. Bengal’deki Meriah töreninde ufak parçalara bölünen kurbanın etleri, bereket vermesi için değişik yerlere gömülürdü. Hindu tanrıçası Kali’ye her Cuma Tanjor kentindeki tapınakta bir erkek çocuk kurban edilirdi. Dul kadının ölen kocasıyla birlikte yakılması adetti. 1829 da yasaklandı. Hindistan’da, gene İngilizler tarafından men edilen Tagi katliamında, felaket tanrıçası Kali’ye tapanlar yılda ortalama 20 bin kurban verirlerdi.
Hıristiyan Dünyasında din adına işlenen ilk cinayet, Hz. İsa’nın inancı yüzünden çarmıha gerilmesiyle başlar. İlerleyen yıllarda dönemin egemen gücü olan Romalılar Kudüs’te ve İtalya’da Hıristiyanlara akla gelmeyecek işkenceler yapmışlar, binlerce Hıristiyan’ı katledip arenalarda aslanlara parçalatmışlardı. Rönesans felsefesini biçimlendiren filozofların en önemlilerinden olan Giordano Bruno’da, Galileo Galilei gibi dünyanın döndüğünü savununca, kilise tarafından Dominiken tarikatı öğretisine göre sapkınlıkla suçlanarak Engizisyon kararıyla 1600 de Roma’da yakılarak öldürüldü.
FARK YOK
Din adına işlenen cinayetlerde iki tek tanrılı dinde, İslamiyet ve Hıristiyanlıkta fark yoktur. Sapkınlıkla suçlanan iki Sufi, Hallacı Mansur 922’de Bağdat’ta cesedi parçalanarak, Nesimi de 1418 de Halep’te derisi yüzülerek katledilmişti. Kuyucu Murat Paşa, yaptıkları ve yapacaklarının şeriat uğruna olduğunu beyan ederek daha fazla kafiri katletmek için tanrıdan yardım ister: “İlahi, bugün düşman katlinde ben kulunu mahcup etme, pirliğime merhamet eyle, peygamberimizin şeriatı için niyetimin doğruluğunu kabul et, bana yardım et” der ve 1607-1609 tarihleri arasında resmi Osmanlı tarihçilerini bile isyan ettiren bir zulüm ile Anadolu’da yüz binlerce yoksul Alevi Türkmen’i katleder. isyanları bastırır. Tepeler oluşturan cesetleri açtırdığı kuyulara doldurtur.
1800’lerde İran‘da Mehdi inancının uzantısı olarak doğan bir din olan, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 200 kadar Bahai Şiiliği kabul etmez, Ayetullah’ların emri üzerine bir kısmı asılır bir kısmı da kurşuna dizilir. Kırk bin kadarıysa İran’dan kaçar.
Tarihte bu cinayetlerin daha yüzlercesi var.Bunlar birkaç örnek. Uzağa gitmeğe gerek yok. Irak’a, Afganistan’a bakmak yeterli.
* Michel de Montaigne (1533 – 1592) / Cumhuriyet Bilim Teknik

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Şebzindedâr

writings of a night watcher

Virginia Woolf

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir.

ODILA BLOGGER by OAS

Turkish Geeks on Life & Politics...

YAŞAMAK ŞAKAYA GELMEZ

Facebook adreslerimiz: http://www.facebook.com/ata.fecob - http://www.facebook.com/pages/fvco/107464239362228

Komeleya Çand û Integrasyon a Kurd Luzern

Kürdischer Kultur und Integrationsverein Luzern/Mythenstrasse7,6003 Luzern

DemokratHaber/iDeA

Bağımsız Haber Ve Düşünce Platformu / demokrathabertr.wordpress.com

eren@home ~ $

Açık Kaynak, Linux, Programlama Dilleri, Amatör Telsizcilik gibi konular üzerine düşünceler

Ata FE COB

"En büyük yenilgimiz, bir alternatif fikrini kaybetmiş olmamızdır." ___Michael Lebowitz

Şüpheci Melek

Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir

WordPress.com

WordPress.com is the best place for your personal blog or business site.

CHP SULTANGAZİ

"Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde 'HAYIR' diyebilme yetisidi" E. Fromm. ________“12 Eylül’de ‘HAYIR’ oyu vererek tokat atın, okyanus ötesinden de duyulsun” KILIÇDAROĞLU

%d blogcu bunu beğendi: