CERN… Bügüne kadar en büyük deney…


Görsel hayrıntılar buradan… CERN…
  1. ucnoktaaforizma
    31/10/2008, 08:40

    “CERN”de bir fizikçisi olarak edebiyatçı Aslı Erdoğan

    Karşımızda, romancı olarak tanıdığımız, ama aslında bir “CERN fizikçisi” oturuyor! Aslı Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi fizik bölümünü bitirdikten sonra, CERN’de lisansüstü derecesini aldı. O zamanlar şimdi gerçekleştirilmekte olan HİGGS parçacık deneyi henüz onay almamıştı! Aslı Erdoğan’ın hazırladığı araştırma raporu, şimdiki deneyin kalbi olan Atlas projesine onay verilmesini sağlayan temel araştırmalardan biriydi.

    Kabuk Adam (1994), Mucizevi Mandarin (1996), Kırmızı Pelerinli Kent (1998), Hayatın Sessizliğinde (2005) romanlarıyla ve Bir Yolculuk Ne Zaman Biter, Bir Delinin Güncesi, Bir Kez Daha yazı ve denemeleriyle tanıdığımız Aslı Erdoğan, şimdi karşımızda fizikçi olarak oturuyor. O bir aynı zamanda CERN fizikçisi.

    Yani şu sıralarda dünyanın gözünün kulağının üzerinde olduğu Cenevre’deki CERN parçacık çarpıştırıcı laboratuvarında, genç bir fizikçi olarak bir yıl lisans üstü tezini gerçekleştirmiş.

    CERN’in içini, dışını, bilim insanlarını, aralarındaki ilişkileri ve büyük fizikçilerle birlikte çalışmanın zorluklarını ve bunalımlarını… Hepsini genç genç yaşamış. Belki bu deneyim, profesyonel bilim insanlığı macerasını noktalamasında ve yazın dünyasına geçmesinde etkili olmuş.

    Erdoğan 1992’de, uçak kazasında kaybettiğimiz fizikçi Engin Arık’ın teşvikiyle “yaz öğrencisi” olarak gittiği CERN’in genç fizikçiler açısından bir “tapınak” niteliği olduğunu vurguluyor. “Gider gitmez, ilk hafta içinde önüme 8 araştırma seçeneği koydular. Bunların hepsi deneysel nitelikteydi. Ama beni esas büyüleyen, hem deneysel hem de teorik fiziğin arasında kalan, teorik olarak varlığı gösterilen ancak deneysel olarak da test edimesi gereken Higgs fiziği idi.”

    Neden Higgs fiziği peki? “Çünkü maddenin yapısı konusunda bugün kabul edilen Standart Model herşeyi açıklıyor, teori ile deney birbiriyle uyumlu gidiyor, ama bazı noktalarda sorunlu, bazı parçacıkların ağırlığı konusu sorun yaratıyor. Bu sorunu çözmenin yolu, teorik olarak varlığı ortaya atılan Higgs mekanizmasının varolduğunun, çalıştığının gösterilmesi..”

    Aslı Erdoğan, fiziği 14 yıldır bırakmış, ama unutmamış, Higgs parçacığı denince heyecanlanıyor, maddenin yapısı için “muhteşem bir vadide derin bir yarık var, Higgs bulunamazsa, bu yarıktan öte yakaya atlanamaz” diyor ve maddenin parçacıklarının özelliklerini sayıp döküyor: Evrenin yapısındaki simetriden, simetrinin bozulmasından, w ve z bozonlarınına ağırlığından, Higgs mekanizmasının bunun esas elementi olarak matematiksel bir teori olarak ortaya konduğundan.. Şimdiye kadar hiç böyle bir parçaçık aranmadığından… LEP tünelinin w ve z bozonlarını aramak için yapıldığından ve kütlesi bilinen bu bozonların deneylerde bulunduğundan.. İlk kez kütlesi hakkında bir şey bilinmeyen bir parçacık arama ve mümkün olan bütün kütleleri taramak zorunluluğundan..

    Higg parçacığı denince Erdoğan’ın gözlerinin parlamasının nedeni, CERN’deki deneyle olan yakın ilişkisi, yüksek lisans tez konusu.

    Higgs parçacığı aranmalı mıydı? Aransa bulununabilir miydi, bulunması için nasıl bir deney düzenlenmeliydi? Yaz öğrencileri olarak dünyanın çeşitli ülkelerinden 100 öğrenci arasında 2 Türk olarak CERN’i ziyaret ettiler. Kendilerini Engin Arık seçmişti. Yaz öğrenciliği bitince geri döndüler, ancak yüksek lisans tezini orada yapmak için teklif aldı. Yaz öğrencilerinden sadece 2 öğrenciye teklif gelmişti! Tepedeki bir fizikçiyle, bir önceki hızlandırıcının şefi olan Daniel Froidevauxin ve Peter Jenni yanında, onun asistanı olarak çalışmaya başladı.

    Tezi, Higgs bozonunun deneysel araştırmaları öncesi gerçekleştirilen temel araştırmalardan birini de Aslı Erdoğan gerçekleştirecekti. Tezinin başlığının Türkçesi: “Higgs bozonları için deneysey araştırmalar ve ağır Higgs’lerin semileptonik bozulmalarının yeniden inşası” “Ağırlığı olan parçacıklar kalorimetreye girdiklerinde milyonlarca parçacığa ayrılıyor ve jetler oluşuyor. Ben bu jetlerin yapısını araştırdım.”

    1992’de Atlas henüz onay almamıştı, Erdoğan’ın hazırladığı araştırma raporu, şimdiki deneyin kalbi olan Atlas projesine onay alınması için bilim kuruluna sunulan raporlardan bir tanesi. “Biz en kaba hatlarıyla Higgs bozonunu görebiliriz demeden, bir adım öteye gidemezsiniz.. Bu nedenle en kaba parametrelerle bunun görülebileceğini göstermeniz gerekir.. Fizik grubu deniyordu bize, en soyut işi yapıyoruz, bire bir deneye inmiyoruz, similasyonlar yapıyoruz.. Bu yapılmadan bir adım öteye gidilemiyor, bütün bu paralar Higgs’i bulmak için harcanıyor.. Sonuçta, yapılan araştırma raporları Atlas deneyinin yapılmasını sağladı.”

    Bilimsel makaleyi kendisi yazdı, iki Rus ve bir Fransız profesör rehberliğinde.. Ama makale Erdoğan ve arkadaşları diye literatüre geçecekti..

    Peki keyif aldığınız bir çalışma mıydı?

    “En keyifli yanı Higgs in kendisiydi, hayatımda ilk ve son kez varolup olmadığı bilinmeyen bir şeyin jet mekanizmaları üzerine bir katkıda bulundum.. Derin suya atılmak gibiydi.. bu konuda yapılmış fazla bir çalışma yoktu, biz bunu görebilir miyiz sen karar ver Aslı dediler..Bu başıma en hoş gelen olaylardan biriydi. Bu bakımdan Higgs üzerine çalışmalar beni büyülüyor…”

    CERN’deki hayat nasıldı?

    “CERN’de hayat, aslında benim için bir yıkımdı. Fiziği bırakmamın nedeni CERN’ün kendisiydi, 25 yaşında iedalist bir kişi idim, Heisenberg’ler, Einstein’ler bizim idollerimizdi. CERN’de deneysel fizikte çalışanlar arasında bir büyük bir rekabet vardı, öyle ki rekabet baş göz yarmalar biçiminde seyrediyordu, hepsi çok zeki insanlar ama insanlar da bu rekabet içinde kolay harcanıyordu. Her bir tezin ardından o kadar çok gözyaşı ve hayal kırıklığı vardı ki… Akademisyenler arasında bu nedenle fiziği bırakanlar bile oluyordu..”

    Acımasız bir ortam yani..

    “Evet, bilimsel toplantılarda ağlayan çok kişi gördüm, ben de ağladım tezimi sunduğumda.. Her şeyi soruyorlar, hiç bir açık kapı bırakmıyorlar, tezin bir yeri zayıfsa ve iddialı ise üzerine gidiyorlar. Koca bir bina yapmışsınız o ise cam çatlağını görüyor ve bu olmaz diyor… Mükemmellik tamam, yoksa deney yürümez… Ama eleştiri yıkıcı bir şekilde olunca insanın direnme gücü yokoluyor…”

    “Ben başka bir bilimsel toplantıda ağladım.. Sonuçlarımızda bir hata bulduk. Bu hata üçümüzden birine, bir kısmı bana ait. Sonuçta, orası fiziği bırakmama neden oldu; Brezilya’ya gittim. Higgs fiziği üzerine çalışmak için. Türkiye’den gitmek istiyordum. Fakat onlar da beni yeniden CERN’e göndermek istediler ve böylece bağları kopardım…

    CERN’DE İLK ORMAN

    Mucizevi Mandarin ilk yazdığı kitap. CERN’de yazdı, CERN’de günde 14 saat çalışıyor, son otobüsle eve gidiyor ve sabaha kadar yazıyordu.. Öğlene doğru yeniden CERN’e… Yunus Nadi ödülü almıştı, Son Elveda öyküsü ile.

    Fizik edebiyata yardımcı oldu mu?

    “Fizik içimdeki edebiyatı besledi.. Sağ kalmam için yazmam gerektiğini görüyordum. CERN beni o noktada sıkıştırdı, pek çok kişi daha fazla fizik yaparak baş ediyordu bunalımla, 20 saat çalışan vardı.. Ben de tam tersi yöne saptım, Cenevre üzerine bir kitap yazdım bunu yayımlamadım. Sonra Kabuk Adam’da fizikçileri yazdım. Bu kitap fizikten de kopuşun belgesiydi. Cern’de bir fizikçi ‘şarap yapacağım’ dedi. Bir bağ satın aldı ve herşeyi bıraktı.. 92 Nobel’i Rubia’ya verildiğinde oradaydım…”

    Bilimsel özgürlük yoktur bu yerlerde..

    “Orası proje odaklı, üniversite ortamından farklı, üniversitede kendi projelerin üzerinde çalışabilirsin, CERN’de özgürlük yok, tamamen güdümlü, hedefe odaklı projeler var. Kafeteryayı severdim. Kimsenin olmadığı zamanlarda Ingebor Bachmann okuyarak ağladığım zamanları anımsıyorum.. Tabii çok güzel dostluklarım oldu.. İçimdeki bozguncuyu, anarşiyi CERN ortaya çıkardı. Adamlar kahve molalarında bile fizikten başkta bir konuya girince tedirgin olurlardı. CERN fizikçisi denen bir tür insan vardı, çok yetenekli, üç dört dili konuşurlar, bazıları entrüman çalar, fizikçilerde müzik yeteneği vardır.”

    Aslı Erdoğan, bir fizik mabedine başka açıdan bakıyor! Orası içindeki edebiyatçı kadını büyüttü. Edebiyatına başka boyut kattı. “Başarılı bir fizikçi olduğumu söyleyemem, kendimi yüksek IQ’lü insanlar arasına koymam”diyor ama orada yüksek IQ’li bir imaj yarattığı da çalışmalarından belli.

    Erdoğan, şu sıralarda burslu olarak Almanya’da, Kırmızı Pelerinli Kız romanı Almanca’ya çevrildi ve Almanya’da 40 ayrı yerden aldığı kitap okuma davetlerini bitirmeye çalışıyor. Yeni romanını anlattırdık, oldukça ilginç bir öykü ve örgü.. Bekleyeceğiz.. (ob)

    Cum. Bilim Teknik. 31/10/2008

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Şebzindedâr

writings of a night watcher

Evrim Teorisi Online

Evrim hakkında herşey...

Virginia Woolf

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir.

ODILA BLOGGER by OAS

Turkish Geeks on Life & Politics...

YAŞAMAK ŞAKAYA GELMEZ

Facebook adreslerimiz: http://www.facebook.com/ata.fecob - http://www.facebook.com/pages/fvco/107464239362228

Komeleya Çand û Integrasyon a Kurd Luzern

Kürdischer Kultur und Integrationsverein Luzern/Mythenstrasse7,6003 Luzern

DemokratHaber/iDeA

Bağımsız Haber Ve Düşünce Platformu / demokrathabertr.wordpress.com

eren@home ~ $

Açık Kaynak, Linux, Programlama Dilleri, Amatör Telsizcilik gibi konular üzerine düşünceler

Ata FE COB

"En büyük yenilgimiz, bir alternatif fikrini kaybetmiş olmamızdır." ___Michael Lebowitz

Şüpheci Melek

Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir

WordPress.com

WordPress.com is the best place for your personal blog or business site.

CHP SULTANGAZİ

"Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde 'HAYIR' diyebilme yetisidi" E. Fromm. ________“12 Eylül’de ‘HAYIR’ oyu vererek tokat atın, okyanus ötesinden de duyulsun” KILIÇDAROĞLU

%d blogcu bunu beğendi: