Y Kuşağı…


 

Y kuşağı

Batılı ülkelerde Y Kuşağı kurumsal iş dünyasına yaklaşık on yıl önce girdi ve orta kademe yöneticiliğe doğru yükseliyor. Ülkemizde ise Y Kuşağı üniversitelerden yeni mezun oldu ve iş dünyasına adımını atıyor. Gelecek on yılda Y Kuşağı’nın rüştünü ispat etme sürecine tanıklık edeceğiz.

Y Kuşağı ve Gelecek On Yıl
20. yüzyıla damgasını vuran 68 Kuşağı bunu iki büyük savaşının ardından yorgun çıkmış bir dünya üzerinde doğru bildiklerini savunarak, dikbaşlılık göstererek gerçekleştirdi. Biz de 1923’te yeni bir ülke, yeni bir rejim kurduk ve Batı dünyasının ancak 40’lı yıllardan sonra karşı karşıya kaldığı durumu 1920’li yıllardan itibaren yaşadık.
Şimdi benzer bir durum yeniden gündemde. Hem dünya hem de Türkiye için. Dünün devrim yapan çocukları bugün kendilerine meydan okuyan Y Kuşağı’nı dize getirip, onlara yol yordam öğretme peşinde. Ülkemizde de bu dalgadan etkilenmiş olan birey, kurum ya da kuruluşlar her ne kadar herhangi bir strateji geliştirmiş olmasalar da yeni medyanın sürati sayesinde hiç değilse gidişatı yakından izlemekteler.
Aslında 90’lı yıllardan itibaren ivmelenme gösteren ve internet adı ile simgeleşmiş olan bu yeni dijital dünya sürecine Y Kuşağı’ndan gelenlerin katkıları daha şimdiden azımsanmayacak düzeylere ulaşmış durumda.
Bilgisayar, cep telefonu ve internetin olmadığı bir dünyayı bilmeyenler olarak kategorize edilen Y Kuşağı batıda 1980 ve sonrasında doğanları içeriyor. Ülkemizde ise bu üçlünün yaygınlık kazanma süreci irdelendiğinde tarihi 1990 olarak revize etmek gerekir. Bir başka deyişle Batılı ülkelerde Y Kuşağı kurumsal iş dünyasına yaklaşık on yıl önce girdi ve orta kademe yöneticiliğe doğru yükseliyor. Ülkemizde ise Y Kuşağı üniversitelerden yeni mezun oldu ve iş dünyasına adımını atıyor.
Y Kuşağı da 68 Kuşağı gibi bir şeyleri değiştirmek istiyor. Karşılarında da yine ayak diretenler var. Ancak bu kez roller değişmiş durumda. 68 Kuşağı dün değiştirmeyi talep ederken bugün ayak direten rolüne bürünmekte. Savunması da net : Y Kuşağı hiçbir şey bilmiyor!
Bu tespit doğru ama günümüzün gelişmiş olan dijital imkânları açısından bakıldığında ne yazık ki büyük bir sorun değil! Y Kuşağı’nın deneyim anlamında hiçbir şey bilmiyor olması (ne yazık ki/Allahtan) dünyanın sonu değil. Özellikle dijital teknoloji gibi son yıllarda müthiş bir ivme kazanan sektörlerde tam da “deneyim sahibi olmayan”, “inovasyona açık” zihinlere gereksinim var. Son on yılda internet dünyasında yapılan çığır açıcı gelişme ve başarı hikâyelerine baktığımızda karşımıza hep aynı tablo çıkıyor. Kurumsal bir iş yerinde çalışmak yerine kendi hayallerinin peşinden gitmiş Y Kuşağı mensuplarının başarı hikâyesi.
Tabii bu resmi iyi analiz etmek gerekir. Bu türden yapılmış her inovasyonun yanında çöpe gitmiş binlerin hayalleri, emekleri de var. Onlar da Y Kuşağı’nın birer mensubu idi ama şans onların yüzüne gülmedi. Bu tıpkı tüm ülkeyi hayran bırakan genç bir futbolcuya övgüler düzerken onunla aynı kuşakta yola çıkmış yüzlerce futbolcu adayının bu süreç içinde yok olup gitmesine (ama hiçbir istatistiğe girmemesine) benzemekte.
Bu durumda dijital yerlilerin oluşturduğu Y Kuşağı dünyayı nasıl dönüştürecek? Kurallardan, emir almaktan hoşlanmayan, inceldiği yerden koparan, plan yapmaktan sıkılan, anlık yaşayan bu bireyler bu özelliklerini sonuna dek koruyup, girişimcilikle ya da kurumsal yapı içinde yükselerek stratejik yönetici pozisyonlarını ele geçirebilecekler mi? Yoksa 68 Kuşağı giderayak son bir hamle yaparak Y Kuşağı’na dünyanın kaç bucak olduğunu mu öğretecek?
Gelecek on yıl içinde iş dünyasında da dijital dünyada da bu gelişime tanıklık edeceğiz!
Tanol Türkoğlu
  1. 28/08/2011, 00:37

    Dünyanın geleceği onların elinde… Dünyanın en kalabalık kuşağı olan Y kuşağı üyeleri 16-32 yaş aralığında. X kuşağı ve Bebek Patlaması kuşağından çok farklı alışkanlıkları olan ben merkezli Y kuşağını daha yakından tanımak ister misiniz…

    Y KUŞAĞININ ALIŞKANLIKLARI HERKES FARKLI

    Pazarlama dünyasının yeni gözde kitlesi olan Y Kuşağı’nın medya kullanım ve satın alma alışkanlıklarını anlamak için ABD’de yapılan araştırma, bu kuşağın kendinden öncekilerden çok daha farklı olduğunu gösteriyor.

    Warc internet sitesinin haberine göre 5,000 kişinin katıldığı araştırma, 16-32 yaş aralığındaki Y Kuşağı’nı 33-46 yaş aralığındaki X Kuşağı ve 47-66 yaş arasındaki Bebek Patlaması (Baby Boomers) Kuşağı ile karşılaştırıyor.

    ABD’nin en büyük bağımsız pazarlama ajanslarından biri olan Barkley’in Service Management Group ve Boston Consulting Group ile beraber yaptığı çalışmaya göre Y Kuşağı’nın çarpıcı özelliklerinden bazıları şöyle:

    Internetteki kampanyaları daha çok görüyorlar. Y Kuşağı’nın %40’ı, diğer kuşakların ise %22’si sosyal medyada marka pazarlama çalışmalarıyla karşılaştığını hatırlıyor. Diğer kuşaklar, gazete ve doğrudan pazarlama aktivitelerinden daha çok etkileniyor

    Televizyona ve basılı medyaya daha az ilgi duyuyorlar, interneti tercih ediyorlar. Y Kuşağı’nın sadece %26’sı haftada 20 saatten fazla TV izlediğini belirtirken bu oran diğer kuşaklar için %49. Y Kuşağı’nın %42’si bilgisayarında TV programı izlerken diğer kuşakların sadece %18’i bunu yapıyor.

    Arkadaşlarının onları onaylamasını istiyorlar. Y Kuşağı’nın %70’i arkadaşları onların önerilerini kabul ettiğinde çok seviniyor. Bu oran diğer kuşaklarda %48’e düşüyor.

    Mobil araçlar onlar için bilgi kaynağı. Y Kuşağı temsilcilerinin %50’si, diğer kuşakların %21’i dışarıda alışveriş yaparken ürünlerle ilgili araştırma yapıyor akıllı telefonunda.

    Yeni yerler görmeyi daha çok seviyorlar. Y Kuşağı’nın %70’i bütün kıtaları bir kere görmek istediğini belirtirken, diğer kuşaklarda bu oran %50’nin altına düşüyor.

    Mağazalardaki satış elemanlarının moda bilgisi, satın alma kararlarında etkili. Özellikle kadınlar, satış elemanlarının son trendler ve moda ile ilgili bilgilerine önem veriyor. Y Kuşağı’nın %29’unun satın alma kararında önemli olan bu etken, diğer kuşakların %19’u için etkili. İndirimler ve promosyonlar ise daha yaşlı kuşakların %65’ini çekerken Y Kuşağı’nın %51’ini çekiyor.

    Y Kuşağı’nı anlamanın pazarlama dünyası için önemini Barkley’in yöneticilerinden Jeff Fromm şöyle açıklıyor: ” Y Kuşağı, Bebek Patlaması Kuşağı’ndan daha büyük ve X Kuşağı’ndan üç kat daha fazla kalabalık. Pazarlama dünyasının Y Kuşağı’nın ihtiyaçlarını, zevklerini ve davranışlarını anlaması, şu anki ve gelecekteki kararlarını etkileyecektir.”

    Araştırmanın daha detaylı sonuçları için Barkley’in internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.

    Yazan : Sıla Hilal
    Kaynak : http://www.sosyalmedya.co

  2. 03/09/2011, 11:28

    OOOF OFF LINE

    Tanol Türkoğlu

    (tanolturkoglu@gmail.com)

    Jobs’tan Y Kuşağına : “Sınırlı zamanınızı, başkasının yaşamını yaşayarak harcamayın. Başka kişilerin düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşanan yaşam, dogmaların tuzağına düşmek demektir”

    Yarı-Suriyeli “Korsan” Jobs ve Y Kuşağı

    Geçtiğimiz günlerde, uzun zamandır ölümcül bir hastalıkla mücadele eden Apple’ın efsane kurucusu (yarı Suriyeli) Steve Jobs, şirketteki aktif görevini bıraktığını açıkladı. Zaten bir süredir yeniden tedavi sürecine girmişti.

    Çıraklık yıllarında, arkadaşı Steve Wozniak ile birlikte evlerinin garajında Apple Macintosh bilgisayarı yapan Jobs, ustalık yıllarında dünyaya ipod, iphone ve ipad cihazlarını sundu. Bu cihazlar bir yanda Y kuşağının müzik ile olan ilişkisini güçlendirdi, diğer yanda ise “ağın kendisi bilgisayardır” şeklindeki eski söylemin hayata geçmesini ivmelendirdi.

    Jobs’un 2005’te Stanford Üniversitesi’nde yaptığı tarihi konuşmadan şu paragraf dikkat çekicidir:

    “Zamanınız sınırlı. O sınırlı zamanınızı, başkasının yaşamını yaşayarak harcamayın. Başka kişilerin düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşanan yaşam, dogmaların tuzağına düşmek demektir. Başka kişilerin düşüncelerinin gürültüsü, içinizdeki kendi sesinizi bastırmasın. Daha da önemlisi, yüreğinizin ve sezgilerinizin peşinden gidebileceğiniz denli bir cesarete sahip olun. Sizin gerçekten ne olmak istediğinizi ve nereye gitmek istediğinizi, en iyi onlar biliyorlar çünkü. Yüreğiniz ve sezgileriniz. Onlara inanın, onlara güvenin…” (Çeviri macdunyasi.com sitesinden alınmıştır).

    Okyanusun öte yakasında Y kuşağı işte bu tavsiyeleri alarak hayata atılıyor. Bugünün dünyasını yöneten baby-boom kuşağı efendileri her ne kadar Y Kuşağı’nın kendi yerlerine geçmesini henüz erken buluyor ve onları kendi miraslarını devam ettirmek üzere dönüştürmeye çalışıyor olsa da görünen o ki Jobs gibi delifişeklerin Y kuşağına bakışı tamamiyle farklı. O zamanın geldiğini görüyor.

    Gelecek on yıl içinde tüm dünyada gerek kurumsal iş dünyasını gerekse de devlet kurumlarını Y kuşağı mensupları yönetmeye başlayacak. Y kuşağı, beklenenin, arzu edilenin tersine, hiç de kendilerine bırakılan mirası temellerine zarar vermeden, kademeli olarak artırma yoluna gitmeyecek. Kendi dünyalarını yaratacaklar. Öyle ki 20. Yüzyıla damgasını vurmuş olan 2. Dünya Savaşı sonrası kuşağın (baby-boom) yaptıkları, belki de Y Kuşağı’nın yapacaklarının yanında solda sıfır kalacak. O kuşak, kendisinden bir sonra gelen X Kuşağı’nı etkisi altına alıp, paralize edebilmişti. Ancak bilgisayar, internet, cep telefonu sac ayaklarına oturmuş olan dijital kültürün içinde yetişen Y Kuşağı’nın benzer bir tuzağa düşme olasılığı çok düşük.

    Bunun en somut ifadesini Mayıs ayı içinde Fransa’da yapılan e-G8 zirvesinde çekilen Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ile Facebook kurucusu Zuckerberg’i gösterir fotoğraflarda görüyoruz. Baby-boom kuşağının temsilcisi Sarkozy, bir elini silah gibi yapmış Zuckerberg’e doğrultmuş, adeta ona bir şeyler dikte etmeye çalışırken, Y Kuşağı’nın temsilcisi Zuckerberg yüzünde bir gülümseme bir elini cebinden bile çıkarma gereği duymuyor.

    Y Kuşağı bir yanda Sarkozy gibi paradigma değişikliğinden olumsuz yönde etkileneceklerin taaruuzuna uğrarken, diğer yanda Steve Jobs gibi onların daha güçlenmesi için mücadele edenlerden destek görmekte. Zaten Y Kuşağı’nı bu denli güçlendiren dijital kültür altyapısının temel bileşenlerini de Jobs gibi gerçek “hacker”lar icat etmedi mi?

    O halde son sözü Jobs söylesin: “Donanmaya katılmaktansa, korsan olmak daha eğlencelidir”.

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Şebzindedâr

writings of a night watcher

Virginia Woolf

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir.

ODILA BLOGGER by OAS

Turkish Geeks on Life & Politics...

YAŞAMAK ŞAKAYA GELMEZ

Facebook adreslerimiz: http://www.facebook.com/ata.fecob - http://www.facebook.com/pages/fvco/107464239362228

Komeleya Çand û Integrasyon a Kurd Luzern

Kürdischer Kultur und Integrationsverein Luzern/Mythenstrasse7,6003 Luzern

DemokratHaber/iDeA

Bağımsız Haber Ve Düşünce Platformu / demokrathabertr.wordpress.com

eren@home ~ $

Açık Kaynak, Linux, Programlama Dilleri, Amatör Telsizcilik gibi konular üzerine düşünceler

Ata FE COB

"En büyük yenilgimiz, bir alternatif fikrini kaybetmiş olmamızdır." ___Michael Lebowitz

Şüpheci Melek

Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir

WordPress.com

WordPress.com is the best place for your personal blog or business site.

CHP SULTANGAZİ

"Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde 'HAYIR' diyebilme yetisidi" E. Fromm. ________“12 Eylül’de ‘HAYIR’ oyu vererek tokat atın, okyanus ötesinden de duyulsun” KILIÇDAROĞLU

%d blogcu bunu beğendi: