TEMELDEKİ BÖLÜNMÜŞLÜK… Açılım…


Temeldeki Bölünmüşlük

Türkiye’de bölünme korkusu, kaygısı, fobisi yaşanıyor. Tartışılan daha çok etnik esasa dayalı bölünme, ayrışma… Kimileri bu korkuyu, kaygıyı yersiz buluyor. Özgüven noksanlığına bağlıyor; kimileri yabancı güçler bizi Yugoslavya, Irak gibi parçalayacaklar kaygısını taşıyor.

Bence, Türkiye bölünmüştür, bölünmüşlüğün kökü de bağımsızlık savaşına kadar uzamaktadır. Bu bölünme etnik bölünme değildir. Bu bölünme inanç, din esasına göre de bir bölünme değildir. Bu bölünme ekonomik sistem tercihine dayalı da değildir. Türk-Kürt, Sünni-Alevi, laik-dindar, sağ-sol ayrımları, bir ölçüte (kritere) göre sınıflandırmadır. Ancak bir ayrışma, gerçek bir bölünme değildir. Türkiye’de ayrışma, Türkiye Cumhuriyeti’ni benimseme ya da Türkiye Cumhuriyeti karşıtı olmak şeklindedir. Kürt kökenli bir vatandaş, bir gerçek dindar, ekonomik sistem olarak liberalizmi benimsemiş kişi, Sünni mezhebine bağlı bir Müslüman, Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı olduğu gibi; kendini Türk kökenli gören bir kişi, bir Alevi, bir solcu, bir laik de Türkiye Cumhuriyeti karşıtı olabilmektedir. Tarafların ortak paydası, Türklük-Kürtlük, Sünnilik-Alivilik, solculuk-sağcılık, laiklik-dincilik değildir; Türkiye Cumhuriyeti’ni benimsemek ya da karşıtı olmaktır. Bu ayrışma, bağımsızlık savaşına, Cumhuriyet ilanına, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna değin gitmektedir.

Tarihçi değilim. Okuduğum, dinlediğim kadarıyla halkımızın önemli bir bölümü bağımsızlık savaşına katılmamıştır. Kendi tarihimizle yüzleşeceksek, öncelikle yabancı güçleri bando mızıkayla karşılayan yerleşim yerlerini, asker kaçaklarını, iç isyanları, yabancı işbirlikçilerini, mütareke basınını unutmayalım. M. Kemal Atatürkün Nutukta da vurguladığı, yakındığı gibi, esas savaşım yabancı işgal güçlerinden çok, iç isyanlarla, işbirlikçilerle olmuştur. Ardından 1924’te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, 1930 Serbest Fırka denemesi bu ayrışmanın kanıtlarıdır. Ayrışma etnik temele dayalı değildir. Türkiye Cumhuriyeti karşıtları, fırsat buldukça, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini sarsma girişiminde bulunmuş, emellerini gerçekleştirmeye çalışmışlar, halen de çabalamaktadırlar.

Günümüzde Kürt, Ermeni, Kıbrıs, demokrasi(!) açılımlarından yana olanlarla, karşı olanların görüşlerinin, tutumlarının temelinde, Türkiye Cumhuriyeti karşıtlığı ya da Türkiye Cumhuriyeti’ni benimseme yatmaktadır. Açıkça söylemek cesaretini gösteremeseler de Türkiye Cumhuriyeti karşıtları, karşıt olmasalar dahi açıkça tavır almaktan korkanlar, çekinenler, aymazlar, Türkiye Cumhuriyeti karşıtlığı ile dış destek görenler, çıkar sağlayanlar, aynı cephede, açılım cephesindetoplanmışlardır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasını engelleyemeyen, Lozan’da geri adım atmak zorunda kalan, ödün veren emperyal güçler sürekli olarak Türkiye’deki Cumhuriyet karşıtlarını kullanmışlardır. Din, medya, etnik köken, iş ilişkisi, çıkar sağlama gibi her aracı denemişlerdir. Ben, emperyal güçlerin Türkiye Cumhuriyeti lehine, belli bir-iki ufak çaplı istisna dışında pir projeyi, bir öneriyi desteklediklerini daha görmedim. Lehe, aleyhe olmada en önemli ayıraç, kanıt yabancı desteğidir. Emperyal güçler bir projeyi, bir öneriyi, bir politikayı, bir siyasal akımı destekliyorlarsa, o proje, o politika, o akım kesinlikle Türkiye Cumhuriyeti aleyhinedir. ABD ve AB, Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçek dostları değil, yüze gülen dostlar, gerçekte kundakçılardır.

Türkiye’de ne yazık ki, Türkiye Cumhuriyeti karşıtları ve aymaz, amorf kitle, Türkiye Cumhuriyeti’ni benimseyenlerden sayıca çok çok daha fazladır. Bağımsızlık savaşındaki tutumdan, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’ndan günümüze kadar, seçimler, tercihler, bu gözlemi güçlendirmektedir. İşte Türkiye Cumhuriyeti’nin esas sorunu, temeldeki bu ayrışmadır.

_________ Öztin AKGÜÇ…

  1. 06/06/2015, 05:40

    BUNA EN GÜZEL ÖRNEK ÜLKEMİZDE YAŞAYAN İNSANLARIN BÖLÜNMÜŞLÜĞÜN BİLİNÇALTI YANSIMASI OLAN ‘MEMLEKET NERE’ SORUSU VE CEVABIDIR..BU BİZE YA BİRLEŞMİŞLİĞİN YÜZEYDE KALMIŞ OLDUĞU HAZMEDİLMEDİĞİ YADA BU SORUNUN VE CEVABININ KASTEN KAFALARA YERLEŞTİRİLMİŞ OLDUĞUNU GÖSTERİR..BEN NE ZAMAN BU SORU BANA SORULSA ‘MEMLEKET TÜRKİYE AMA SEN HERHALDE HANGİ ŞEHİRDENSİN YADA NERELİSİN DİYE SORMAK İSTEDİN’ DİYE CEVAP VERDİĞİMDE SORAN KİŞİ APTALCA BİR TAVIRLA YÜZÜME BAKAR..YANİ BÖLÜNMÜŞLÜK BAŞTAN BERİ VE HALA ZİHİNLERDE YAŞIYOR/YAŞATILIYOR HELE TOPLUMUN ÇOĞUDA CAHİL VE KASTEN EĞİTİLMEMİŞSE UZUN VADEDE YÖNLENDİRME VE GERÇEKLEŞTİRME DAHA KOLAY OLUYOR. 🙂
    TEŞEKKÜR VE SEVGİLERİMLE.

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Evrim Teorisi Online

Evrim hakkında herşey...

Virginia Woolf

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir.

ODILA BLOGGER by OAS

Turkish Geeks on Life & Politics...

YAŞAMAK ŞAKAYA GELMEZ

Facebook adreslerimiz: http://www.facebook.com/ata.fecob - http://www.facebook.com/pages/fvco/107464239362228

Komeleya Çand û Integrasyon a Kurd Luzern

Kürdischer Kultur und Integrationsverein Luzern/Mythenstrasse7,6003 Luzern

eren@home ~ $

Açık Kaynak, Linux, Programlama Dilleri, Amatör Telsizcilik gibi konular üzerine düşünceler

Ata FE COB

"En büyük yenilgimiz, bir alternatif fikrini kaybetmiş olmamızdır." ___Michael Lebowitz

WordPress.com

WordPress.com is the best place for your personal blog or business site.

CHP SULTANGAZİ

"Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde 'HAYIR' diyebilme yetisidi" E. Fromm. ________“12 Eylül’de ‘HAYIR’ oyu vererek tokat atın, okyanus ötesinden de duyulsun” KILIÇDAROĞLU

%d blogcu bunu beğendi: