Başlangıç > Güncel..., Yazarlar / düşünceler... > YENİ MUHAFAZAKARLIK (neo-conservatism)… Kaf Dağı…

YENİ MUHAFAZAKARLIK (neo-conservatism)… Kaf Dağı…


Kaf Dağı

Haber bir müjde olarak verildi: “Artık acılarınızı hatırlamayacaksınız!”
Gazeteler sevinçliydi:
“Travmaları unutturan hap geliyor!”
Bir kaç gün önceydi, üçüncü sayfalarda, önü arkası olmayan bu haber belirdi ve hemen ardından kayboldu. Oysa bu minik, şen haberin ardında çok ama çok karanlık bir gerçek vardı.
* * *
Zahide ‘Sohni’ Mühür… Müge İplikçi’nin ‘Kaf Dağı’ adlı romanının kahramanı. Pakistanlı. Emel… Müge İplikçi’nin ‘Kaf Dağı’ adlı romanının kahramanı. Türkiyeli. Bu cümlelerin hangisinin doğru olduğunu kitabı (Everest Yayınları) okuyunca anlayacaksınız. Onu, okuyucuyla kitap arasında kurulacak özel ilişkiye bırakalım. Ama kitabın bu özel ilişki dışında kalan bir bölümü var. Guantanamo, CIA’nın işkence uçakları ve ABD’nin 11 Eylül sonrası tutsakları üzerinde diğer ülkelerle işbirliği içinde uyguladığı gizli deneyler ve işkenceler… İplikçi, son derece zekice bir kurguyla tasarladığı kitabın içine bunca dünyevi gerçekliği edebiyatı kekreleştirmeden nasıl yedirmiş bilmiyorum, ama ‘Kaf Dağı’ çağın bu en gizli ve en gözümüzün önünde utancıyla ilgili pek kifayetli bir sesle konuşuyor.
Kaf Dağı’nın ardında
İnsan beyni üzerinde, beynin sıfırlanıp yeniden programlanması amacıyla yapılan deneyler üzerinden yürüyor kitap. Bu işkenceleri doğuran ideolojiye, yani yeni-muhafazakârlığa (neo-conservatism) Kaf Dağı’nda verilen ses ise kusursuz.
İplikçi’yi her şeyden çok, kitaptaki yeni-muhafazakâr karakter Richard Shelton’a yaptırdığı konuşma için tebrik etmek lazım. Çok gerçek ve bir o kadar edebiyat. Şunu da söyleyeyim, son iki yıldır bu meselelerle ilgili Batı edebiyatını İngilizceden takip ettiğim için söyleyebilirim, benzerleri içinde derinliği ve ideolojik netliğiyle sıyrılan bir örnek Kaf Dağı.
Peki Kaf Dağı’nın ardında ne var?
Naomi Klein’ın son kitabı ‘The Shock Doctrine’ (Şok Doktrini, Penguin, 2007) İplikçi’nin kurduğu Kaf Dağı’nın ardını anlatıyor. İplikçi’nin kitabını okurken, anlatılan hikâyenin tarihini hatırlamak için Klein’ın kitabına bir daha baktım.
Klein, CIA’nın Soğuk Savaş döneminde başlattığı, insan beyni üzerinde yapılan gizli deneyleri anlatıyor. O dönemde elektroşok teknikleriyle yapılan ‘beyni temizleme’ deneylerinin bugün Guantanamo’da uygulandığını düşünüyor. Klein’in dünyanın bugünkü gerçeğini anlamak için kullandığı argüman ise şu:
Travmayı unutmak!
Ülkeler savaş, terör saldırıları, felaketlerle şoka uğratılıyor. Bu şokun ardından çokuluslu şirketler ve politikacılar ülkeye giriyor ve onlar da kendi ekonomik ‘elektroşok terapileri’ni uyguluyor. Buna direnenleri ise üçüncü bir şok bekliyor: Polis, ordu ve işkenceci sorgucular.
Bu şok terapilerini beyin üzerinde yapılan deneylere benzetiyor. 50’li yıllarda yapılan, sonra ortaya çıkan ama CIA’nın dev tazminatlar vererek kurbanlarını susturduğu bu deneylerde insanların hafızaları uyuşturucular, elektroşoklar ve ağır tecrit uygulamalarıyla siliniyor.
Bu deneyler, kurbanlara travmalarını ya da kötü davranışlarını unutturmak amacıyla yapılıyormuş gibi gösteriliyor. Ama onu, tıpkı şoka uğramış ülkeler gibi, bırakınca yere yığılan bir kuklaya çeviriyor. Yani tıpkı yukarıdaki şen haber gibi bu deneyleri yapan doktorlar da hastalarına şöyle söylüyor:
“Artık acılarınızı hatırlamayacaksınız!”
Müjdeliyorlar:
“Travmalarınızı unutacaksınız!”
Ama sonuç bir felaket elbette. İnsanlar çocuklaşıyorlar ve bütün dengelerini kaybediyorlar.
Kaf Dağı’nı okuyunca bu anlatılanları çok daha iyi anlayacaksınız. Yeni totaliter çağın hedefinin bize bütün ‘acılarımızı’ unutturmak bahanesiyle insanlığa ağır bir lobotomi ameliyatı uygulamaya çalıştığını göreceksiniz.
Ve bir şey daha… Klein, 12 Eylül hapishanelerinde yapılanları anlatır gibi anlatıyor. Aynısı. Tıpkısı… Yani sonra sormayın “Niye unuttuk?” diye. Çünkü bunun için çok ‘bilimsel’ çalışıldı üzerimizde…
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Şebzindedâr

writings of a night watcher

Virginia Woolf

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir.

ODILA BLOGGER by OAS

Turkish Geeks on Life & Politics...

YAŞAMAK ŞAKAYA GELMEZ

Facebook adreslerimiz: http://www.facebook.com/ata.fecob - http://www.facebook.com/pages/fvco/107464239362228

Komeleya Çand û Integrasyon a Kurd Luzern

Kürdischer Kultur und Integrationsverein Luzern/Mythenstrasse7,6003 Luzern

DemokratHaber/iDeA

Bağımsız Haber Ve Düşünce Platformu / demokrathabertr.wordpress.com

eren@home ~ $

Açık Kaynak, Linux, Programlama Dilleri, Amatör Telsizcilik gibi konular üzerine düşünceler

Ata FE COB

"En büyük yenilgimiz, bir alternatif fikrini kaybetmiş olmamızdır." ___Michael Lebowitz

Şüpheci Melek

Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir

WordPress.com

WordPress.com is the best place for your personal blog or business site.

CHP SULTANGAZİ

"Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde 'HAYIR' diyebilme yetisidi" E. Fromm. ________“12 Eylül’de ‘HAYIR’ oyu vererek tokat atın, okyanus ötesinden de duyulsun” KILIÇDAROĞLU

%d blogcu bunu beğendi: