Başlangıç > felsefe, Güncel..., Sorgulama ve bilinç... > TÜRKİYE KADIN ve ERKEK DİYE İKİYE Mİ BÖLÜNECEK?…

TÜRKİYE KADIN ve ERKEK DİYE İKİYE Mİ BÖLÜNECEK?…


Kadın olgusunu bir iç kavga, laik- Müslüman perspektifinde görmenin bir aptallık olduğunu kavramak için, bir fırtına gibi gelen 21. yüzyılda Türkiye büyüklüğünde bir ülkenin nasıl yaşayacağını sorgulamak temel işimizdir…

Gelin, Kadının evde oturup geleceğin dünyasında yaşanabileceğimizi düşünenlerle bir hayal kuralım… BİR FIRTINA GİBİ GELEN 21. YÜZYILDA TÜRKİYE NASIL YANSIYACAK…
 
Özellikle gazetelerin sürekli vurgulayarak halkı içine hapsettikleri konu ve kavramların içerik ve kapsamı çağdaş toplumlarla aramızdaki farkı açıklamak açısından aydınlatıcıdır. Köylülükten kentliliğe, folklordan uygarlığa geçmekte zorlanan toplumun idaresi de kendine uygun.
Bu, genel çizgileriyle işleyen bir demokrasi modelidir. Örneğin oy atarken kadınlar kocalarını, aşiretler ağalarını, tarikatçılar şeyhlerini dinlerler. Bir bölüm halk da sadaka ekonomisine bağlıdır. Oyların kukla ipleriyle kontrol edildiği bir demokraside eğer çağdaş bir kalite aranırsa bunun en önemli göstergelerinden biri toplumun ilgilenip sorduğu sorular ve onlara verdiği yanıtlar olduğu savlanabilir.
Bunun tersi de doğrudur. Çağdaş toplumların tartışabildiği soruları soramamak ve yanıtlayamamak da aynı şekilde gelişmemişlik göstergesidir.
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Alman Spiegel dergisi geçenlerde Alman kamu oyunun dikkatine sunulan üç konu sunmuştu:
1.     Erkekler mi, kadınlar mı daha iyi şef oluyor?
2.     Bankaların batmasında suç kimin?
3.     Partisiz seçmen, partilere alternatif olabilir mi? 
Bu üç soruyu Türkiye ortamında kendimize sorsak ne olur?
Kadınları paketlemek ve evlere hapsetmek isteyenlerin çokça olduğu bir toplumda kadın’ın erkek’ten daha iyi idareci olup olmadığı sorulabilir mi? IMF’nin jest ve mimiklerine bakarak hareket eden bir hükümetin idare ettiği bir toplumda kapitalizme, Amerikalıların bile söylediği ‘tefecileşmiş, yağmacı kredi sistemi’ desek, yıllardır tersini dinleyen bir kamuoyu ne der? Televizyonun mütebessim liberal ekonomi yorumcuları bir yıl önce neler söylediklerini acaba hatırlarlar mı? Partisini bir futbol kulübü olarak kabullenen insanlara politik bilinci uyanmış bağımsız seçmenin varlığını anlatmak kolay mı?
Bu üç konuyu Türkiye’de kırsal-kültür-egemen medya düzeyinde tartışmanın yaratacağı kafa karmaşası açık. Fakat kadın sorunu gelecek açısından bir ölüm-kalım sorunudur. Henüz herkesin türban takıp, çarşafa girmemiş olduğu Türkiye’de bu çok ağırlıklı olguyu tartışmak zorundayız. Olasılıkla Türkiye’nin en büyük sosyal ve kültürel sorunu budur… Geçen gün Emre Kongar kadın örgütlerinin, kadın hareketlerine duyarsızlığı ile ilgili haklı bir eleştiri yazmıştı. Türkiye’nin yaşamı bu bağlamda büyük çelişkilerle doludur. Sabancı Holding başkanı bir kadın, TÜSİAD başkanı bir kadın. Kısa bir süre önce Anayasa Mahkemesi başkanı da bir kadındı. Kadın başbakanımız oldu. Kadın rektörlerimiz, dekanlarımız, başhekimlerimiz, profesörlerimiz, avukatlarımız, hâkimlerimiz, orta ve ilk öğretimde yüz binlerce öğretmenimiz, subaylarımız, polislerimiz var. Kadın iş gücü erkeğe yakın, toplamın %40’ı oranında. Türkiye ile karışlaştırılacak bir başka İslam ülkesi yok. Burada Cumhuriyetin devrimsel başarısı açık.
ÜRETİM SORUNU…
İslam ülkelerinin gelecekteki temel sorunu, nüfusun yarısının katılmadığı üretim sorunudur. Dünya daha kalabalık ve daha aç olduğu, susuz ve enerji kısıntısı içinde yaşadığı zaman, kadına özel elbise giydirseler de, Müslüman toplumlar onu üretim sürecine katmak zorundalar. Müslüman kadının bugünkü durumu kentlileşememiş ülkelerle, petrol mirasyedisi olan ülkelerde iç açıcı değil. Petrol bittiği zaman bütün Arap ülkeleri Dubai gibi olmayacak. Almanlar seksen milyonluk bir Almanya üzerinde gelecek planlarken, Türkiye kırk milyon erkek üzerinde gelecek hesabı yapabilir mi? 100 yıl önce nüfusun %90’ı köylerde yaşarken tarımsal üretim köylü kadının sırtındaydı, köylü kadınlar tarlada çalışırlardı. Köyler kentlere taşındıktan sonra bu katkı çok azaldı.
Dünyaya at gözlüğü ile bakıp nesnel olarak değerlendiremeyenlerin anlamadıkları ama içinde yaşadıkları evrensel bir olgu var. Kadın politikada, eğitimde, sporda, ticarette erkek kadar yer alıyor. Kadın çağdaş dünya yaşamı ile bütünleşmiş bir imgedir. Türkiye’nin kadınları da bu imgenin içinde yetiştiler. Türbanlı bir kadın 19. Yüzyılın gravürlerinden çıkmışa benziyor.
Evet, kapalı kadın bir Türkiye gerçeğidir. Fakat bunu din bağlamında tartışmak anlamsızdır. Kuran tartışılamadığı için Kuran’dır. Ama kaza, ölüm, üretim, mutluluk ve konfor insanların tartışmak zorunda olduğu yaşamsal gerçeklerdir. Her bankonun arkasında kadına, tebessümü ve inceliği ile gergin dünyayı yumuşatmak, insancıllaştırmak, güzelleştirmek için gereksinmemiz var. Bunları toplum olarak algılamakta geç kaldığımız oranda, çekilecek sıkıntıların doğasını görsel olarak dünya basınından izlemek olası. Ama okuma-yazma bilmeyen dünya basınını izlemiyor. O zaman Emre Kongar gibi sormalı: Partiler, sivil toplum kuruluşları oturup hiçbir şeye ses çıkarmayan sözde aydınlar sahiden varlar mı?…
Saygılar…
ucnokta…

Kadın sorunları... Kadınsız Dünya...

Kadın sorunları... Kadınsız Dünya...

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Şebzindedâr

writings of a night watcher

Evrim Teorisi Online

Evrim hakkında herşey...

Virginia Woolf

Herkes kendi geçmişini, kalbiyle bildiği bir kitabın sayfaları gibi kapalı tutar ve dostları sadece onun başlığını okuyabilir.

ODILA BLOGGER by OAS

Turkish Geeks on Life & Politics...

YAŞAMAK ŞAKAYA GELMEZ

Facebook adreslerimiz: http://www.facebook.com/ata.fecob - http://www.facebook.com/pages/fvco/107464239362228

Komeleya Çand û Integrasyon a Kurd Luzern

Kürdischer Kultur und Integrationsverein Luzern/Mythenstrasse7,6003 Luzern

DemokratHaber/iDeA

Bağımsız Haber Ve Düşünce Platformu / demokrathabertr.wordpress.com

eren@home ~ $

Açık Kaynak, Linux, Programlama Dilleri, Amatör Telsizcilik gibi konular üzerine düşünceler

Ata FE COB

"En büyük yenilgimiz, bir alternatif fikrini kaybetmiş olmamızdır." ___Michael Lebowitz

Şüpheci Melek

Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir

WordPress.com

WordPress.com is the best place for your personal blog or business site.

CHP SULTANGAZİ

"Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde 'HAYIR' diyebilme yetisidi" E. Fromm. ________“12 Eylül’de ‘HAYIR’ oyu vererek tokat atın, okyanus ötesinden de duyulsun” KILIÇDAROĞLU

%d blogcu bunu beğendi: