…OKUYANLAR ÖZGÜR OLMALI…

LİBERAL EKONOMİ ve LİBERAL DEMOKRASİ NEYİN MASKESİ?…

Posted by: ucnoktaaforizma on: 03 Oct 2008


1980′li yıllardan itibaren Özalcı politikalara yavaş yavaş destek vererek liberal ekonomi ve liberal demokrasiyi savunduklarını söyleyenler şunlardan oluşuyordu:
1) Eski Marksistlerin, sosyalistlerin ve sosyal demokratların ”bir bölümü” .
2) Liberal görüşü en baştan beri savunan ”yeni liberaller” .
3) Eskiden ”muhafazakâr cephede” yer aldıkları halde ”yeni liberalizme” transfer olanlar.
4) Esasta ”irticayı” benimsedikleri halde demokrasiyi ve liberalizmi bir merdiven gibi kullanmak isteyen bazı İslamcı siyasiler.
Bölücülerin ve kimi sermaye çevrelerinin sözünü bile etmiyorum. Onlar oldum olası liberalizmi, emperyalizmin uzantıları olarak sürekli kullandılar.
1980′li yıllarda Özalcı politikalar, bazı eski solcuları, İslamcıları, muhafazakârları ve gayri milli sermaye çevrelerini birleştiren ”bir mozaik” olmuştur. Bu misyonun 1980′li yıllardaki yapısı, 1990′lı ve 2000′li yıllarda değişikliğe uğradı. İslamcı siyasiler öne çıkarılmaya başlandılar. 28 Şubat 1997 olayı, bu hareketi tetiklemiştir.
Serbest piyasadan beklenenler
Bütün bu çevreler neden liberal politikaları savunuyorlar? Ve neden liberal politikalarla demokrasi arasında bir bağ kuruyorlar?
Soğuk savaş biterken ”liberal ekonomi-liberal demokrasi” söylevi, Batı kapitalizminin ve uzantılarının pazarladıkları politik bir ürün haline getirildi.
Neydi liberal ekonomi, liberal demokrasi söylevinin kerâmeti?
1) Sınırların iktisadi olarak liberalleştirilmesi (açılması), yabancı malları ve şirketleri iç piyasaya egemen hale getirecekti.
2) Ulusal olmayan ama ”liberal ve tek yanlı kurulan” dış bağlar ile ABD, AB ve IMF’nin siyasi, bürokratik, kültürel ve askeri önerilerinin (ve dayatmalarının), Türkiye’de egemen olmasına yol açacaktı.
  • - İslamcı siyasiler bunların başında geliyor. 28 Şubat’ın getirdiği engeli, liberal ekonomi ve liberal demokrasi sayesinde aşıyorlar. Önce onların desteği ile işbaşına geliyorlar, sonra sisteme nüfuz ederek denetimleri altına alıyorlar. Hatta cemaatleri vakıf haline dönüştürme olanağını, liberal ekonomi ve liberal demokrasi sayesinde elde ediyorlar.
  • Liberal uygulamalar, İslamcı oligarşinin maşası haline dönüşüyor. Yaşasın liberal ekonomi, yaşasın liberal demokrasi diye çığlıklar atmaya başlıyorlar. Tabii buna, ”yaşasın Batı baskısı” sloganını da eklemek gerekir. K. Irak’ta Kürtler ”yaşasın ABD” derken bizim İslamcılar, ”yaşasın Batı baskısı” diye çığlık atıyorlar.
  • O zaman liberal ekonomi ve liberal demokrasi şu sonuçları doğuruyor:
  • - İslamcı siyasiler önlerindeki Cumhuriyet, devlet, hukuk, Atatürk ve ordu engellerini bu ”liberal demokrasi” sayesinde aşıyorlar.
  • - Tüm ulusal varlıkların liberalleşme ve özelleştirme adı altında yabancılaştırılması, ”ulusal güçleri zayıflatırken gayri milli ve dini cepheyi güçlendiriyor.”
  • - İslamcı siyasiler, ”Din her şeyin üzerindedir; bütünlüğümüzü ancak ümmetçi bir yapı ile sağlayabiliriz” demeye başlıyorlar. Ulus-devlet, Atatürk milliyetçiliği, Cumhuriyet felsefesi, sosyal devlet ve gerçek demokrasi arayışının yerini; ümmetçiliğin egemen olduğu bir düzene dönüştürme çabaları alıyor.
  • - AB ve ABD ile kurulan ”tek yanlı bağlar” , Cumhuriyete, ulus-devlete, gerçek demokrasiye ve Lozan’a karşı dış desteğin artmasına yol açıyor. Çünkü adı geçen iç çevreler ile dış güçlerin hedefleri bütünleşiyor.
  • - Cumhuriyete karşı, Türkiye’nin ulus-devlet kimliğine karşı, ulusal bütünlüğüne karşı, Atatürk ilkelerine karşı, Cumhuriyet kanunlarına karşı işbirliği yapmaya başlıyorlar.
Demokrasi adına diyerek…
Ve bütün bu gelişmeler liberal demokrasi ve liberal ekonomiyi sihirli sözcükler haline getiriyor.
Ambalajı iyi yapılmış bu siyasi pazarlama ile gerçek demokrasi yerine ortaya çıkan sonuçlar şunlar:
1) Ümmetçi bir sosyal ve siyasal yapıya doğru hareketlenme, kadrolaşma: Tarikatların, cemaatçiliğin, ‘’sosyal devlet sistemi yerine” ikame edilmesi.
2) Ekonominin ”yabancılaştırılarak” tarımda, sanayide, ticarette yabancı dev tekellerin egemenliğinin ortaya çıkarılması.
3) AB’ye alınmayacak olan Türkiye’nin ”görüşme süreci içinde, AB’nin ve Batı kapitalizminin denetimi altına sokulması” arzulanıyor.
Türkiye’de bugün liberal ekonomiyi ve liberal demokrasiyi savunduklarını söyleyen çevrelerin her birinin özel bir hesabı bulunmaktadır. Ümmetçiden bölücüye, işbirlikçi sermayeden işbirlikçi medyaya kadar…
Soğuk savaş sonrasının bu boyutu, iki Türkiye’yi daha keskin bir biçimde karşı karşıya getirmeye başlamıştır. Bu ayrışmada, liberal ekonomi ve liberal demokrasi özel bir misyon üstlenmiştir. Bu misyon, Türkiye’nin yeniden sömürgeleştirilmesidir…
Erol MANİSALI... 06 Cumhuriyet 

Yorum Yapın

uc…

Hayata ve İnsana dair...

ÖNYARGIDAN UZAK OKUNASI YAZILAR…

"OKUYANLAR ÖZGÜR OLMALI..." Gerçek hayatta; Yalanın kinin ve ezici üstünlük sağlamak isteyen insanlara karşı dirençli biri olma adına ve yakında yapabileceklerimi, özlemlerimi, kurgularımı; içten, yalın ve katıksız anlatabileceğim inandığım siz değerli insanlara ayna olacağımı düşlüyorum... Herkese sevgiler. :) _____________________________ " Binlerce yıllık Anadolu görgüsünden süzülerek gelen birlikte yaşama kültürünü, Anadolu'nun bağrından yetişmiş ermişlerin, Yunus'ların, Mevlana'ların; "yaradılanı sevdik yaradandan ötürü" öğretilerini ve ailemden getirdiğim kentli olma kültürünü, tarih boyunca fedakarlığın ve cesaretin eşsiz örneklerini vermiş asil milletimin değerleriyle birlikte akılcı ve çağdaş bir vizyonla harmanlayınca, kendi dışımdaki şeylere karşı da sorumluluk taşımam gerektiğini kavradım. Kendimden ve yakın çevremden başlayıp, bütüncül bakış açısı, sevgi, saygı ve empati ile beslenen bu sorumluluk anlayışını öncelikle ülkeme, tanıdığım - tanımadığım bütün milletime, hatta bazen başka ülkelere ve onların milletlerine kadar da yansıtabildim. Ve bundan da hep büyük mutluluk duydum... " Ve bu mutlulukla da ölmek isterim... :) ________________________________ ‘Hoş geldin! / Kesilmiş bir kol gibi / omuz başımızdaydı boşluğun.../ Hoş geldin! / Ayrılık uzun sürdü. / Özledik./ Gözledik... / Hoş geldin!/ Biz / bıraktığın gibiyiz. / Ustalaştık biraz daha / taşı kırmakta, / dostu düşmandan ayırmakta... / Hoş geldin. / Yerin hazır. / Hoş geldin. / Dinleyip diyecek çok. / Fakat uzun söze vaktimiz yok. / YÜRÜYELİM.....’ Nazım HİKMET...

SAYFAMIZDA EN ÇOK HANGİ TÜR YAZILAR OKUMAK İSTERSİNİZ… :)

ucnokta…

...

ucnokta’dan

Arşiv…

Get the buttons…

RSS BAŞLIKLAR…

  • DEFOLUP GİDİN…
    Sel felaketinden sonra, 15 yıldır İstanbul’u, 7 yıldır ülkeyi yönetenlerin konuşmalarını, açıklamalarını dinledikçe utanç duydum. İnsanlığımdan utandım. İçimden hiçbir şey yazmak gelmedi. Kısa bir süre önce aldığım bir mektubu sizlerle paylaşıyorum: “Oturumunuzu sonlandırmaya geldim. Meclisi yaptığınız her icraat ile kirletmenize ve şerefsizleştirmenize artı […]
  • TEMELDEKİ BÖLÜNMÜŞLÜK… Açılım…
    Temeldeki Bölünmüşlük Türkiye’de bölünme korkusu, kaygısı, fobisi yaşanıyor. Tartışılan daha çok etnik esasa dayalı bölünme, ayrışma… Kimileri bu korkuyu, kaygıyı yersiz buluyor. Özgüven noksanlığına bağlıyor; kimileri yabancı güçler bizi Yugoslavya, Irak gibi parçalayacaklar kaygısını taşıyor. Bence, Türkiye bölünmüştür, bölünmüşlüğün kökü de bağımsız […]
  • PEŞLERİNDEYİZ…
    78’liler Girişimi, Ankara 78′liler Birlik ve Dayanışma Derneği her yıl olduğu gibi bu yılki 12 Eylül darbesinde curta karşıtı etkinliklere hazırlanıyor. 78′liler 12 Eylül günü Ankara Gar’ı önünde toplanarak saat 14′te Sıhhıye Meydanı’nda bir miting düzenleyecekler. 10-09-2009, Perşembe 78′lilerin yaptığı “12 Eylül sü […]
  • Şeytanın Dışkısı…
    OPEC’in kurucularından, zamanın Venezüella Petrol Bakanı Perez Alfonso’nun, “Petrol siyah altın değil, şeytanın dışkısıdır” sözlerine bakarsak, 100 yıldır bu dışkıyla beslenen bir uygarlıkta yaşıyoruz… Posted in ucnokta'dan Tagged: Petrol, Siyah altın, Şeytanın dışkısı...
  • Bilimsel Devrim ve Kemalizm…
    ‘Bilimsel Devrim’ ve Kemalizm… Copernicus, Keppler, Galileo, Vesalius, Bacon, Newton, Leibnitz, vb… 16’ncı ve 17’nci yüzyıllarda bu adların başını çektiği ‘Bilimsel Devrim’ insanlığın 2000 yıllık geleneklerini 150 yılda değiştiriyor; ‘Aydınlanma’ sürecini gündeme getiriyor… 1789’da ‘İnsan Hakları Bildirisi’ Fransa’da yayımlanıyor… Din […]
  • Türkiye’de Üniversite…
    ”Türkiyede son yüksek eğitim aşaması, bir bina yapıp içine akademik unvanı olan birkaç kişiyi koyarak üniversite açmak oluyor. Bazı yeni fakültelerde bir doçent bile bulunmuyor. Kırsal kesimin yüzeysel kültür anlayışı ansiklopedik bilgi salamurası yapmakla bilimi karıştırıyor. Değil bilim üretmek, bilimsel okuma yazma bile gelişmiyor. Bilimsel okumuşlu […]
  • Köksüzlük… Avrupa, Türkiye, Bilim, Din…
    Bizde köksüzlük egemen, diyor Doğan Kuban. “Avrupada düşünce ırmak gibi beslene beslene gelmiş. Bizde o hiç olmadı.Türkiye’de düşünce akımlarının çoğu aktarmadır. Bilim de öyle, ideoloji de. Hatta dini düşüncede de aynı köksüzlük var. Halka da zaten inmez. Müslümanlık bile basit birkaç litürjik bilgi dışında gerçek bir tarihi bilgiye oturmaz. Hal […]
  • Manzara… Türkiye’ye Dayatılanlar ve Kullandıkları Sopa…
    Manzara şudur: İslam ülkeleri arasında, çağdaşlığı yakalamaya en yakın ülke olan Türkiye’nin başına sopayla “yerine oturtulmaya”, “kendisine layık görülen yere”, yani İslam ülkelerinde egemen kültüre, özetle dinci bir ülkeye geri gönderilmeye çalışılıyor! Kafanı kaldırma ve çıkarma! vurularak, Bu amaçla kullanılan sopa: Ilımlı i […]
  • 21. YÜZYIL CEHALETİ… ‘OKUMUŞ CAHİLLER’…
    Türkiye henüz kaç bio-teknolog, kaç enerji uzmanı, kaç jeolog, kaç elektronik uzmanı, kaç doğa bilimci, kaç matematikçi ve kaç ‘imam’ yetiştireceğini anlamamış bir ülke. İşletmeci-imam yakın geleceğin okumuş prototipi olarak hazırlanıyor. Türk toplumu cyber-space ve nano-teknoloji dünyasında çağdaş Cro-magnon kuşağı olarak arz-ı endam etmemeli! Bu gözlemlerd […]
  • ÜLKE SERVETİNİN YÜZDE DOKSANI 88 BİN KİŞİDE…
    Siz bu ülkede, içinde hakaret olmadığı ve tümüyle yasalara ve hukuka uygun  olduğu halde,  kişiler ya da kurumlar hakkında, haklı da olsanız, basında rahat rahat eleştiri yazısı yazabiliyor musunuz? Tabi kastettiğimiz “kişi” ya da “kişiler” sokaktaki sıradan vatandaşlar değil. Mesela kimler? Cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar, mi […]
  • Toplumsal Anlamda ‘KÜLTÜR ve UYGARLIK’…
    Kültürünüz ‘akılcılığa’, ‘özgür düşünceye’, ‘insanın yaratıcı var oluşuna’, ‘kendinden başkasının hakkına da saygı duymaya’, ‘toplumsal dayanışmaya ve paylaşma’ya, ‘çalışmayı bir yaşam biçimi saymaya’, ‘sürekli eğitim isteği’ne dayanıyorsa, siz uygarlık yolunda güvenle yol alıyorsunuz demektir. Ama kültürünüz ‘açık ve örtük kaderciliğe’, ‘başkaları tarafında […]
  • Akıl, Bilim ve Din… Ülkemizdeki Durum…
    ”Toplumumuzun bilimsel üretimi, kişisel performansların toplamı değil, tümel eğitimsel, bilgisel ve görgüsel birikimin, toplumu idare edenlerine ve topluma mal edilmiş olması sorunudur. Türkiye’de böyle bir özümseme söz konusu değildir. Akılla inancın kavgası, Batı’nın dünyaya egemen kültürünün ve bilimsel üstünlüğünün birkaç yüzyıllık bir […]
  • YOBAZI İYİ TANIYIN!…
    Kara gömlekli 600 adam, bir pazar sabahı tanyeri ağarırken geldiler… Bitişik düzende ve son derece kararlı geldiler… Dozerleriyle, kepçeleriyle, kamyonlarıyla geldiler… Ve minicik yaşında meleklere karışan bir kızın adını taşıyan okulu, benzeri görülmemiş bir hışımla, akıl almaz bir hırsla yıktılar… Peki, nasıl yıktılar? Bir cuma günü saat tam 16.58’de, yani […]
  • Savaş Vardır…
    Savaş vardır hanımlar… Beyler… Beyefendiler… Ganimet için, hırs için, daha fazla sömürecek topraklara sahip olmak için girilir.  Çoluk-çocuk, genç-yaşlı demeden kılıçtan kurşundan geçirilir. Savaş vardır şeref için, onur için, canla başla kazanılmış haklarına özgürlüğüne göz dikenlere karşı durmak için girilir. Çoluk-çocuk, genç-yaşlı demed […]
  • Yeterince Açık ve Öz… ‘The Shock Doctrine’…
    Naomi Klein‘ın yeni kitabı ‘The Shock Doctrine: The Rise of Disaster Capitalism’ (Şok Doktrini: Felaket Kapitalizminin Yükselişi). İngiltere ve ABD’de piyasaya çıkan kitapta sıkı Bush muhalifi Klein, mega felaketlerle süper şirketler arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor. Sadece ABD değil, İngiltere ve İsrail’i de hedef tahtasına a […]
  • DEVLET…
    Dünyada bir sürü küçüklü büyüklü devlet var.. Devlet nedir?.. Devlet insan toplumunun belirli bir gelişim basamağında ortaya çıkan örgüttür; ekonomik egemenliği elinde bulunduran sınıfların kurduğu devlet tarihsel zaman içinde evrilmiştir… Köleci devlet.. Feodal devlet.. Burjuva devleti.. Lenin sosyalist -daha başka deyişle proletarya- devleti kurmak i […]
  • PRİMAİRE… Toplumsal Primaire’lerimiz..
    İlkel Tip: ‘Primaire’ “Primaire”ler, kendi dar dünyalarını yıkan düşünceler ve insanlar karşısında derhal birbirlerini tutarlar, birleşirler. Düşünce kuvvetine karşı his ve heyecanla, o da yetmezse zor ve şiddetle karşı koymaya çalışırlar. Bunların kendi aralarında anlaşmaları, gerçek bir düşünce planında değil, düşünce (fikir) kıyafetine bürünmüş belirsiz d […]
  • Nerdeydin a Duyarlılık?…
    Bekir Coşkun.. 21/08/09
  • Gazete Protesto…
    Posted in ucnokta'dan Tagged: Gazete protesto, ucnokta.com, uydurma haber
  • Cahillerin elinde…
    Cahillerin eline düştük biliyoruz sonumuz fena olacak - ağır ayak sağlam basar, hafif ayak boka basar diyorlar…  bir şansı ayakta bekliyoruz… Posted in ucnokta'dan Tagged: ayak basmak, Bir şans, Cahillik, Cem Güneş, Sonumuz
Watch videos at Vodpod and other videos from this collection.

 

Ekim 2008
M T W T F S S
« Sep   Nov »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Flickr Photos

Loch Lomond

Noviembre

Urban myPhone

My Photography Affair III (314/365)

More Photos

Blog Stats

  • 22,838 60

RSS ucnokta…

  • DEFOLUP GİDİN…
    Sel felaketinden sonra, 15 yıldır İstanbul’u, 7 yıldır ülkeyi yönetenlerin konuşmalarını, açıklamalarını dinledikçe utanç duydum. İnsanlığımdan utandım. İçimden hiçbir şey yazmak gelmedi. Kısa bir süre önce aldığım bir mektubu sizlerle paylaşıyorum: “Oturumunuzu sonlandırmaya geldim. Meclisi yaptığınız her icraat ile kirletmenize ve şerefsizleştirmenize artı […]
  • TEMELDEKİ BÖLÜNMÜŞLÜK… Açılım…
    Temeldeki Bölünmüşlük Türkiye’de bölünme korkusu, kaygısı, fobisi yaşanıyor. Tartışılan daha çok etnik esasa dayalı bölünme, ayrışma… Kimileri bu korkuyu, kaygıyı yersiz buluyor. Özgüven noksanlığına bağlıyor; kimileri yabancı güçler bizi Yugoslavya, Irak gibi parçalayacaklar kaygısını taşıyor. Bence, Türkiye bölünmüştür, bölünmüşlüğün kökü de bağımsız […]
  • PEŞLERİNDEYİZ…
    78’liler Girişimi, Ankara 78′liler Birlik ve Dayanışma Derneği her yıl olduğu gibi bu yılki 12 Eylül darbesinde curta karşıtı etkinliklere hazırlanıyor. 78′liler 12 Eylül günü Ankara Gar’ı önünde toplanarak saat 14′te Sıhhıye Meydanı’nda bir miting düzenleyecekler. 10-09-2009, Perşembe 78′lilerin yaptığı “12 Eylül sü […]
  • Şeytanın Dışkısı…
    OPEC’in kurucularından, zamanın Venezüella Petrol Bakanı Perez Alfonso’nun, “Petrol siyah altın değil, şeytanın dışkısıdır” sözlerine bakarsak, 100 yıldır bu dışkıyla beslenen bir uygarlıkta yaşıyoruz… Posted in ucnokta'dan Tagged: Petrol, Siyah altın, Şeytanın dışkısı...
  • Bilimsel Devrim ve Kemalizm…
    ‘Bilimsel Devrim’ ve Kemalizm… Copernicus, Keppler, Galileo, Vesalius, Bacon, Newton, Leibnitz, vb… 16’ncı ve 17’nci yüzyıllarda bu adların başını çektiği ‘Bilimsel Devrim’ insanlığın 2000 yıllık geleneklerini 150 yılda değiştiriyor; ‘Aydınlanma’ sürecini gündeme getiriyor… 1789’da ‘İnsan Hakları Bildirisi’ Fransa’da yayımlanıyor… Din […]
  • Türkiye’de Üniversite…
    ”Türkiyede son yüksek eğitim aşaması, bir bina yapıp içine akademik unvanı olan birkaç kişiyi koyarak üniversite açmak oluyor. Bazı yeni fakültelerde bir doçent bile bulunmuyor. Kırsal kesimin yüzeysel kültür anlayışı ansiklopedik bilgi salamurası yapmakla bilimi karıştırıyor. Değil bilim üretmek, bilimsel okuma yazma bile gelişmiyor. Bilimsel okumuşlu […]
  • Köksüzlük… Avrupa, Türkiye, Bilim, Din…
    Bizde köksüzlük egemen, diyor Doğan Kuban. “Avrupada düşünce ırmak gibi beslene beslene gelmiş. Bizde o hiç olmadı.Türkiye’de düşünce akımlarının çoğu aktarmadır. Bilim de öyle, ideoloji de. Hatta dini düşüncede de aynı köksüzlük var. Halka da zaten inmez. Müslümanlık bile basit birkaç litürjik bilgi dışında gerçek bir tarihi bilgiye oturmaz. Hal […]
  • Manzara… Türkiye’ye Dayatılanlar ve Kullandıkları Sopa…
    Manzara şudur: İslam ülkeleri arasında, çağdaşlığı yakalamaya en yakın ülke olan Türkiye’nin başına sopayla “yerine oturtulmaya”, “kendisine layık görülen yere”, yani İslam ülkelerinde egemen kültüre, özetle dinci bir ülkeye geri gönderilmeye çalışılıyor! Kafanı kaldırma ve çıkarma! vurularak, Bu amaçla kullanılan sopa: Ilımlı i […]
  • 21. YÜZYIL CEHALETİ… ‘OKUMUŞ CAHİLLER’…
    Türkiye henüz kaç bio-teknolog, kaç enerji uzmanı, kaç jeolog, kaç elektronik uzmanı, kaç doğa bilimci, kaç matematikçi ve kaç ‘imam’ yetiştireceğini anlamamış bir ülke. İşletmeci-imam yakın geleceğin okumuş prototipi olarak hazırlanıyor. Türk toplumu cyber-space ve nano-teknoloji dünyasında çağdaş Cro-magnon kuşağı olarak arz-ı endam etmemeli! Bu gözlemlerd […]
  • ÜLKE SERVETİNİN YÜZDE DOKSANI 88 BİN KİŞİDE…
    Siz bu ülkede, içinde hakaret olmadığı ve tümüyle yasalara ve hukuka uygun  olduğu halde,  kişiler ya da kurumlar hakkında, haklı da olsanız, basında rahat rahat eleştiri yazısı yazabiliyor musunuz? Tabi kastettiğimiz “kişi” ya da “kişiler” sokaktaki sıradan vatandaşlar değil. Mesela kimler? Cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar, mi […]
  • Toplumsal Anlamda ‘KÜLTÜR ve UYGARLIK’…
    Kültürünüz ‘akılcılığa’, ‘özgür düşünceye’, ‘insanın yaratıcı var oluşuna’, ‘kendinden başkasının hakkına da saygı duymaya’, ‘toplumsal dayanışmaya ve paylaşma’ya, ‘çalışmayı bir yaşam biçimi saymaya’, ‘sürekli eğitim isteği’ne dayanıyorsa, siz uygarlık yolunda güvenle yol alıyorsunuz demektir. Ama kültürünüz ‘açık ve örtük kaderciliğe’, ‘başkaları tarafında […]
  • Akıl, Bilim ve Din… Ülkemizdeki Durum…
    ”Toplumumuzun bilimsel üretimi, kişisel performansların toplamı değil, tümel eğitimsel, bilgisel ve görgüsel birikimin, toplumu idare edenlerine ve topluma mal edilmiş olması sorunudur. Türkiye’de böyle bir özümseme söz konusu değildir. Akılla inancın kavgası, Batı’nın dünyaya egemen kültürünün ve bilimsel üstünlüğünün birkaç yüzyıllık bir […]
  • YOBAZI İYİ TANIYIN!…
    Kara gömlekli 600 adam, bir pazar sabahı tanyeri ağarırken geldiler… Bitişik düzende ve son derece kararlı geldiler… Dozerleriyle, kepçeleriyle, kamyonlarıyla geldiler… Ve minicik yaşında meleklere karışan bir kızın adını taşıyan okulu, benzeri görülmemiş bir hışımla, akıl almaz bir hırsla yıktılar… Peki, nasıl yıktılar? Bir cuma günü saat tam 16.58’de, yani […]
  • Savaş Vardır…
    Savaş vardır hanımlar… Beyler… Beyefendiler… Ganimet için, hırs için, daha fazla sömürecek topraklara sahip olmak için girilir.  Çoluk-çocuk, genç-yaşlı demeden kılıçtan kurşundan geçirilir. Savaş vardır şeref için, onur için, canla başla kazanılmış haklarına özgürlüğüne göz dikenlere karşı durmak için girilir. Çoluk-çocuk, genç-yaşlı demed […]
  • Yeterince Açık ve Öz… ‘The Shock Doctrine’…
    Naomi Klein‘ın yeni kitabı ‘The Shock Doctrine: The Rise of Disaster Capitalism’ (Şok Doktrini: Felaket Kapitalizminin Yükselişi). İngiltere ve ABD’de piyasaya çıkan kitapta sıkı Bush muhalifi Klein, mega felaketlerle süper şirketler arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor. Sadece ABD değil, İngiltere ve İsrail’i de hedef tahtasına a […]
  • DEVLET…
    Dünyada bir sürü küçüklü büyüklü devlet var.. Devlet nedir?.. Devlet insan toplumunun belirli bir gelişim basamağında ortaya çıkan örgüttür; ekonomik egemenliği elinde bulunduran sınıfların kurduğu devlet tarihsel zaman içinde evrilmiştir… Köleci devlet.. Feodal devlet.. Burjuva devleti.. Lenin sosyalist -daha başka deyişle proletarya- devleti kurmak i […]
  • PRİMAİRE… Toplumsal Primaire’lerimiz..
    İlkel Tip: ‘Primaire’ “Primaire”ler, kendi dar dünyalarını yıkan düşünceler ve insanlar karşısında derhal birbirlerini tutarlar, birleşirler. Düşünce kuvvetine karşı his ve heyecanla, o da yetmezse zor ve şiddetle karşı koymaya çalışırlar. Bunların kendi aralarında anlaşmaları, gerçek bir düşünce planında değil, düşünce (fikir) kıyafetine bürünmüş belirsiz d […]
  • Nerdeydin a Duyarlılık?…
    Bekir Coşkun.. 21/08/09
  • Gazete Protesto…
    Posted in ucnokta'dan Tagged: Gazete protesto, ucnokta.com, uydurma haber
  • Cahillerin elinde…
    Cahillerin eline düştük biliyoruz sonumuz fena olacak - ağır ayak sağlam basar, hafif ayak boka basar diyorlar…  bir şansı ayakta bekliyoruz… Posted in ucnokta'dan Tagged: ayak basmak, Bir şans, Cahillik, Cem Güneş, Sonumuz

UCNOKTA…

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.

Heading…

http://www.socialvibe.com/UCNOKTA

SocialVibe